•21•

Düğün ile boşanma günü arasındaki mutsuz günlere kısaca evlilik deniyor.
Sayfa 63 - dipnot·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sokak, modern yaşamın Amazonları, el değmemiş, işgal edilmemiş bakir topraklarıdır. Sokakta yaşamak, modernitenin kalbinden moderniteye isyandır, onun sahasında onun kurallarını sınırsızca ihlal etmek, onun dayattığı her şeyi reddederek özgürleşmektir. Modernitenin yasama, yürütme ve yargısı sokakta hükümsüzdür, kapitalizmin vergisi, faturası, kirası, kredi borcu, telefonu, reklamı, interneti, patronu, hisse senedi, faizi, maaşı, emekliliği de sokakta geçersizdir. Saç modeli, oje rengi, cilalı ayakkabı, ayakkabıyla uyumlu çanta, çantayla uyumlu çorap ya da kombin derdi yoktur sokakta. Sokakta ideoloji, din, parti, lider, önder, peygamber de yoktur. Devleti, kocası, babası yoktur sokağın. İnsanı sınırlayan, zorlayan, zincirlerle, prangalarla hareketsiz, nefessiz bırakan ne kadar engel varsa, tamamı sokakta anlamını yitirır. Sokakta yaşayanı bağlayan tek şey, özgürce seçip belirleyeceği kendi değerleridir. Sokak insanı, düşünürken devlet ne der diye hesap yapmaz veya kanun ne der, tanrı ne der, partim ne der, komşum, babam, kocam, karım, patronum, arkadaşlarım ne der gibi hesaplar içine girmez. Olabildiğince sınırsız ve özgür düşünür, özgür yaşar. Sokakta devinip duran kalabalıklar işte bunlardan habersizdir. Oysa tek ortak paydaları olan sokağa güvenseler, sokağa sığınsalar ve anlasalar sokağın bağrında saklı sırları, işte o zaman isyan ederler özgürlük uğruna. Ne demiştik: Sokak özgürlüktür, özgürlük sokaktadır!
Sayfa 62 - dipnot·Kitabı okudu
Alıntı
Güneş gözlüğü aslında Çin'de yargıçların mahkemede yüz ifadelerini gizlemek tarafsız görünmelerini sağlamak için tasarlanmıştır.
Sayfa 58 - dipnot·Kitabı okudu
Alıntı
Afrika'nın kara bahtına inat bembeyaz dişler..
Sayfa 57 - dipnot·Kitabı okudu
1000k
Sokak candır, canlıdır. Hayatın nabzı sokakta atar, görmesini bilene. Sokakta yaşayanlar çoğunlukla esnaflar ve işportacılar tarafından horlanır, bazen feci şekilde dövulürler, ama insana en çok koyanı, sokakta yürüyüp giderken tiksinircesine bakan insanların yavşaklığıdır. Bizden korkanlara saygı duyarım; korkar, normaldir. Ama sanki evinin salonunu işgal etmişiz gibi iğrenerek bakanlar yok mu, işte onlardan nefret ediyorum galiba. Çoğu zaman ben de onlara iğrenerek bakıyorum ve bakışlarını hemen kaçınıyorlar. Bizden iğrenmelerini gidermek bir sabuna ve bir miktar suya bulanmamıza bakar. Ama bizden iğrenenlerin pis kalplerini, nefret dolu kirli bakışlarını arındıracak bir sabun henüz icat edilmedi. Bazen de sokakta kalanlar kendi aralarında kavga ederler, ki mesele ya çöp bidonu paylaşımı veya yattığı sokağa bir başkasının şiltesini atıp mekan tutmasıdır. Zordur sokakta yaşamak; dişini fırçalamadan, duş almadan, cami veya pasaj tuvaletlerini kullanmak. Hatta sokağın bir köşesinde ihtiyacını gidermek, açlık, soğuk, dışlanmak, dövülmek, hastalık, sırt ağrısı, sıcak suyla bir güzel yıkanmadan geçen aylar, horlanmak... Say say bitmez. Mecbur olmasan sokakta yaşanmaz. Bakmayın sokağı övüp durduğuma, benim hikayem başka..
Sayfa 54 - dipnot·Kitabı okudu
1000k