Suç ve Ceza beni uzun zaman düşündürecek olan bir kitap. Raskolnikov fakir bir üniversite öğrencisidir. Geçim sıkıntısından dolayı borç para aldığı kocakarı ve kız kardeşini öldürerek katil olur. İşte asıl olaylar bundan sonra başlar. Ana karakterin içinde yaşadığı karmaşık durumlar, psikolojik sorunlar çok güzel bir şekilde anlatılmış. Ama asla kendini bir katil olarak görmez. Kendi kendine bir bit olmadığını kanıtlamak istiyor. Oysa bunun için katil olmaya gerek var mıydı bir türlü kabullenemiyorum. Her detayıyla mükemmel bir kitaptı. Klasikleri okumak beni biraz yorsa da artık daha fazla yer vereceğim. Umarım Sonya ve Raskolnikov mutlu olmuşlardır.
Şükrü Erbaş'ı okurken kendimi, toplumu, dünyadaki her kesimden insanları görebiliyorum. O her insanın kalbine dokunabilecek bir şair. Belki de onun için bu kadar çok seviyorum. Şiir deyince akla en çok aşk gelir. Ama Şükrü Erbaş öyle değil her konuya değinen bir şair. Yeni şiirlerini, denemelerini okumak için sabırsızlanıyorum. Kısa bir şiir kitabı ağır kitaplar okurken araya şiir kitaplarını eklemeyi çok seviyorum. Şiirde huzur buluyorum.
Diyelim ki... evet, belki namuslu bir insansın, ama namuslu bir insanım diye övünülür mü hiç? Herkes namuslu olmak zorunda değil midir? Hatta temiz bir insan...