İnsanlık var olduğundan beri yazılıp çizilen aşk bir hayatı zehir edebilir miydi? Sahi Neydi sevmek?
İnsanın yaşı kaç olursa olsun isterse ölüm döşeğinde olsun Sevgiliyi batan güneşte, dağın arkasından doğan ayda, uçan kuşta taşta toprakta hatta aldığı nefeste bile hissetmek değil miydi? Yokluğuna alışılabilirdi belkide aşkın, ancak şu hafızalarımıza kaydedilmiş hatıralar olmasaydı..
Yolu Aşk'a düşmüş bir kişi benlikten çıkar sevgiliye dönüşür. Âşık artık yoktur maşuk'un bedeninde var olur.
Adem'in de tek hayali normal bir hayat sürmekti taa ki yolu Aşk ile kesişene kadar..
Ne çok soru işareti vardı aklımda. Oysa
tek ihtiyacım yanıma uzanmış bir beden ve göğsüme kon-
muş bir baştı. “Tamam hepsi rüyaydı bak ben buradayım.”
diyebilecek bir baş. Tüm sorunları çözebileceğini düşündü-
ğüm o eksik baş. Neden dışarıdaki binlercesinden biri değil
diye düşündüm. Onun yokluğunu kim doldurabilecekti ki?