Hikmet Benol: "Sevgi gitti Albayım. Evdeki bütün eşyaları, bütün o 'normal' hayat hayallerini de yanına alıp gitti."
Albay Hüsamettin: "Üzüldün mü Hikmet Bey oğlum?"
Albay Hüsamettin: "Hikmet! Gazeteleri okudun mu? Memleket elden gidiyor, herkes ciddi ciddi büyük meseleleri tartışıyor."
Hikmet Benol: "Büyük bir hata yapıyorlar Albayım. Hayatı ciddiye almak, insanın kendisine yapabileceği en büyük hakarettir."
Bir Ses: "Neden sürekli evindesin? Dışarıda hayat akıyor."
Oğuz Atay: "Dışarıda korku var. İnsanların o küçük ihtirasları, sığ ilişkileri var."
Bir Ses: "Evde ne yapıyorsun peki?"
Oğuz Atay: "Korkuyu bekliyorum. Odama kapanıp, dünyanın kapıma dayanacağı o anı bekliyorum."
Doğu: "Bizim kalbimiz sıcak, bizim köklerimiz burada. Neden hep Batı'ya bakıyorsun?"
Batı: "Akıl bende, modernlik bende. Bana gelmelisin."
Oğuz Atay: "İkinizin arasında kaldım. Ne tam Doğulu olabiliyorum ne de Batı'nın o soğuk rasyonalizmine sığınabiliyorum. İki arada bir derede, fakir düşmüş bir soylu gibi bekliyorum."