"Kötü biri olamamak bir yana, herhangi bir şey olmayı da beceremedim: Ne kötü ne iyi, ne alçak ne namuslu, ne kahraman ne de haşerenin biriyim. Şimdi bir yandan köşemde pinekliyor, bir yandan da acı, faydasız bir teselliyle avunuyorum: Zeki insanlar asla bir baltaya sap olamaz, olanlar yalnız aptallardır."
Namaz ve oruç ile sorumluluk, sosyallik ve kendini kabullenme; dua ile kendini kabullenme tövbe ile kendini kabullenme ve sosyallik arasında yüksek düzeyde olumlu ilişkiler tespit edilmiştir. Batıda yapılan bir araştırmada da, kiliseye devam edenlerin çok olduğu bölgelerde kanser oranlarının daha düşük olduğu bulunmuş, ayrıca kiliseye devam edenlerde depresyonun azaldığı görülmüştür. Ayrıca, "dua veya ibadet, insanların kendilerini daha kontrollü hissetmelerini, geleceğe daha iyimser bakmalarını, daha güçlü bir kendilik saygısı, güven ve amaç duygusuna sahip olmalarını sağlar."