Hypatia' yı cesur kararlar almaya iten en önemli etken, düşündüğü şeylerde ya da aldığı kararlarda haklı olduğuna ve yaptığı şeye sonuna kadar inanmasıydı. O, aklına güveniyordu. Korkuya bir kez baş kaldırdığında sis gibi dağıldığını görmüştü. Korkuyu besleyen şey teslimiyet içeren sessizlik ve suskunluktu.
Bir sorun insan tarafından idrak edilebiliyorsa, onun bir çözümü de var demekti. Bir şeyi sorabiliyorsa insan bir çözümü olduğu içindi. Her problemin bir çözümü mutlaka vardı.
Hypatia bir bilim insanında bulunması gereken üç ana özelliği daha çocuk yaşta edinmişti: Soru sormak, araştırmak ve kuşku duymak. Bu üç özellik, bir bilim insanı için hayatın gizemli kapılarını açan bir anahtardır.
İnsan 24 saat boyunca hiç durmadan düşünen, çalışan, capcanlı bir beyin taşır. Tüm bunlarda insanı özel kılar ve bu özellik her özellikte olduğu gibi sorumluluk taşır.