Bayram kaya

Şairin biri şöyle seslenir: Annen seni doğururken sen ağlamak da idin Oysa çevrendekiler gülüp eğlenme de idi Çalış öyle bir gün için herkes ağlarken çevrende Ölümün geldiği gün sen mutlu gülücüklerle git cennete
Sayfa 32·Kitabı okudu
Din
Reklam
Ebu Said el Hudri (r.a)'dan, Resulullah (sav): " Müminler cehennem (hesabından) kurtulduklarında, cennet ve cehennem arasında bir köprüde tutulup, dünya hayatında aralarında geçen haksızlıklar görüşülüp ödeştirilirler. Neticede haksızlıklardan temizlenip arındırıldıklarında kendilerine cennete girme izni verilir. Muhammed'in canını elinde tutan Allah'a yemin olsun ki, sizden birinizin cennetteki yeri, dünyadaki yerinden çok iyi olur" buyurmuştur. Buhari Muhtasarı, Hadis no:1113
Din
ÖLÜMÜ ANMANIN KALBE TESİRİ Ölüm büyük bir iştir ve ulu bir tehlikedir. Lâkin insanlar bundan gâfildirler. Ölümü ansalar bile bu anış gönüllerine işlemez.Dünya işlerine öyle dalarlar ki, başka bir şeye gönüllerinde yer kalmaz. Bundan ötürüdür ki, zikrin ve teşbihin de o kadar lezzetini bulamazlar. İşte bunun ilâcı şudur: Mürîd olan bir kişi bir tenha yer, bir halvet ister. Gönlünü bir saat için o tenhalıkta ölüm düşüncesine salar. Kendisine şu hitapta bulunur: — Ey nefis! Ölüm günü yaklaştı. Belki de bugün gelir. Ey sâlih kişi! Sen bil ki, sana:”Bir karanlık eve gir!” deseler. Sen o karanlık evin dehlizinde bir kuyu veya serseri bir köpek mi vardır bilemezsin. Ya da yolun üzerinde bir taş mı vardır, ya da başka bir engel mi vardır, haberin yoktur. Bundan dolayı o karanlık dehlize girmekten ödün kopar, korkudan dizlerinin bağı çözülür. Bil ki, ölümden sonraki hâl de bilinmiş değildir. Kabirde olan tehlike, bu tehlikeden aşağı değildir. Bundan gâfil olmak, bunları bilmemek ne acâip bir cürettir! Buna asıl ilâç, kendi yaşdaşlarına, akranlarına bakmaktır. Onların çoğu ölmüşlerdir. Onların yüzlerini, hayâllerini hele bir aklına getir. Düşün ki, her biri bir makam, bir mevkide, kendi muradında niceydi! Onların dünyadaki sevinci, ne kadar gaflet içinde olduklarını gösteriyormuş. Bir gün ansızın ölüm gelip onları nasıl kaptı? Şimdi sen düşün ki, kabirde onların vücutları, yüzleri nicedir. Uzuvları birbirinden nasıl ayrılmıştır. Onların derilerine, etlerine, gözlerine ve dillerine kurtlar nasıl üşüşmüşlerdir! Onlar bu belâya çatmışken, arkadaki mirasçıları malını paylaşıp yemektedirler. Hattâ karısı başka bir erkeğe de varmıştır. Onu temaşâ etmekte eski kocasını unutmaktadır. Sen yine arkadaşlarının durumunu ve günlük yaşamalarını düşün ki, onların âlemi seyredişlerini,
Din
ÖLÜMÜ HATIRLAMAK Ey İlâhî sırları öğrenmek isteyen! Bir kimse: 1 — İşlerin sonu: Ölüm, 2 — Son durağı: Kabir, 3 — Kendisine gelecekler: Münker, Nekir, 4 — Vâdesi: Kıyâmet, 5 — Ebedî kalacağı yer: Cennet veya Cehennem olduğunu bilirse, o kişiye ölüm düşüncesinden daha önemli bir düşünce gelmez. O kişi, akıllı ise ona ölüm tedbirinden üstün tedbir olmaz.] Nitekim Resûl (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: — Akıllı olan şu kişidir ki, nefsini zelîl kılarak emre uydurur ve ölümünden sonra kalacak işlerde (hazırlıklarda) bulunur. Bir kişi ölümünü çok anarsa çaresiz onun hazırlığını görmeğe başlar. Kabrini Cennet bahçelerinden bir bahçe bulur. Bir kişi, ölümü unutursa onun çalışması dünya için olur. Âhiretin azığından gaflet içine düşer. Kabrini de Cehennem mağaralarından bir mağara olarak bulur. Bundan ötürü ölümü anmak büyük bir fazîlettirjResûl (S.A.V.) de: — Ey dünya lezzetlerine kendilerini kaptıranlar! diyerek şöyle buyurmuştur: — Siz bütün lezzetlerin yok edildiği (yağma edildiği) zananı anın! — O zaman ne zamandır? diye sordular. Peygamber Efendimiz: — Ölüm zamanıdır, diye cevap verdiler. Yine Resûl (S.A.V.) şöyle buyurdu: — Eğer hayvanlar ölüm haberini sizin bildiğiniz gibi bilselerdi, hiç bir kimse semiz et bulup yiyemezdi! Hazret-i Âişe (Allah o kadından razı olsun) şöyle buyurdu: — Ben Resûl (S.A.V.) Hazretlerine: “Ey Allah’ın Resûlü! dedim. Hiç bir kimse şehitler mertebesinde olur mu? Resûl (S.A.V.) : — Evet! Günde yirmi kere ölümü anan kişi şehitlerle birlikte haşrolunur. Resûl (S.A.V.) bir gün bir insan topluluğunun yanına varmıştı. Onların kahkaları uzaklara kadar yayılıyordu. Onlara: Bu meclisinizi bütün lezzetleri bozan şeyle karıştınız! diye buyurdu. Onlar da: O şey nedir, yâ Resûlâllah? Diye sordular. Allah’ın Resûlü: Ölümdür! cevabını verdi. Enes (Allah ondan
Din
«Ölüm insanlara öğütçü olarak yeter,» Hadis-i Şerif
Din
Reklam