Bayram kaya

ÖLÜMÜ HATIRLAMAK Ey İlâhî sırları öğrenmek isteyen! Bir kimse: 1 — İşlerin sonu: Ölüm, 2 — Son durağı: Kabir, 3 — Kendisine gelecekler: Münker, Nekir, 4 — Vâdesi: Kıyâmet, 5 — Ebedî kalacağı yer: Cennet veya Cehennem olduğunu bilirse, o kişiye ölüm düşüncesinden daha önemli bir düşünce gelmez. O kişi, akıllı ise ona ölüm tedbirinden üstün tedbir olmaz.] Nitekim Resûl (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: — Akıllı olan şu kişidir ki, nefsini zelîl kılarak emre uydurur ve ölümünden sonra kalacak işlerde (hazırlıklarda) bulunur. Bir kişi ölümünü çok anarsa çaresiz onun hazırlığını görmeğe başlar. Kabrini Cennet bahçelerinden bir bahçe bulur. Bir kişi, ölümü unutursa onun çalışması dünya için olur. Âhiretin azığından gaflet içine düşer. Kabrini de Cehennem mağaralarından bir mağara olarak bulur. Bundan ötürü ölümü anmak büyük bir fazîlettirjResûl (S.A.V.) de: — Ey dünya lezzetlerine kendilerini kaptıranlar! diyerek şöyle buyurmuştur: — Siz bütün lezzetlerin yok edildiği (yağma edildiği) zananı anın! — O zaman ne zamandır? diye sordular. Peygamber Efendimiz: — Ölüm zamanıdır, diye cevap verdiler. Yine Resûl (S.A.V.) şöyle buyurdu: — Eğer hayvanlar ölüm haberini sizin bildiğiniz gibi bilselerdi, hiç bir kimse semiz et bulup yiyemezdi! Hazret-i Âişe (Allah o kadından razı olsun) şöyle buyurdu: — Ben Resûl (S.A.V.) Hazretlerine: “Ey Allah’ın Resûlü! dedim. Hiç bir kimse şehitler mertebesinde olur mu? Resûl (S.A.V.) : — Evet! Günde yirmi kere ölümü anan kişi şehitlerle birlikte haşrolunur. Resûl (S.A.V.) bir gün bir insan topluluğunun yanına varmıştı. Onların kahkaları uzaklara kadar yayılıyordu. Onlara: Bu meclisinizi bütün lezzetleri bozan şeyle karıştınız! diye buyurdu. Onlar da: O şey nedir, yâ Resûlâllah? Diye sordular. Allah’ın Resûlü: Ölümdür! cevabını verdi. Enes (Allah ondan
Din
Reklam
«Ölüm insanlara öğütçü olarak yeter,» Hadis-i Şerif
Din
İbn Abbas, Peygamber'in yanında geçirdiği geceyi şöyle anlatır: "Rasulallah uykusundan uyanınca başını gökyüzüne doğru çevirdi ve Al-i İmran suresinin "Göklerin ve yeryüzünün yaratılışında gece ile gündüzün birbirini kovalayışında derin düşünceliler için birçok ibret dersi vardır" diye başlayan son 10 ayetini okudu. Sonra şöyle dua etti: Allah'ım hamd sanadır. Sen göklerin, yeryüzünün ve bunlarda bulunanların nurusun. Hamd sanadır. Sen göklerin ve yeryüzünün ve onlarda bulunanların hakimisin. Hamd sanadır. Gerçek Hak sensin. Senin verdiğin söz hak ve gerçektir. Sözün doğru ve haktır. Sana kavuşmak hak ve gerçektir. Cennet haktır ve vardır, cehennem de haktır ve gerçektir. Peygamberler haktırlar, doğruyu söylemişlerdir. Muhammed de doğruyu söylemiştir. Kıyamet günü doğrudur mutlaka gelecektir. Allah'ım sana teslim oldum. Sana inandım. Sana güvendim. Sana döndüm. Senin yardımınla savaştım. Allah'ım hükmüne başvurdum. Benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla. Gizli ve açık yaptıklarımı affet. Sen benim ilahımsın, senden başka hiçbir ilah yoktur. Güç ve kuvvet ancak ve ancak yüce ve ulu Allah'a aittir"
Din
Bir bilge kişi şöyle seslenir: Düşün yaşlılığını ve varacağın son noktayı Güçlü iken sonradan toprağa gömüleceğini Bir kez düşmeyesin kabre Beklersin ta gelecek haşre Yaşıyorken sağlamca olan bedenin Gün gelecek darmadağın olacak cismin Eğer örtmeseydi kabir kokuşmanı Ovaları ve dağları iğrendirirdin Yaratıldın topraktan oldun yaşayan bir diri Öğrendin konuşmayı, oldun bir hatip Tekrar döndün toprağa yerleştin Sanki topraktan çıkan sen değildin Bu dünyayı boşadın üç talakla Ölmeden önce tevbeye başla Öğüt verdim sana, kulak ver dinlemeye Senin gibisine kimse göstermez doğru yolu Bırakılsak da bizi bekler ölüm yolu Dar gelir bize kalabalıktan geniş yol Her günün sabahında ünler bize bir ses Semiz bedenini kurtlar, binalarını da yıkım bekler
Din
Bak hele bir kez bilge bir kişi ne diyor da dinle ve düşün: Ey ne zaman yola çıkacağını unutan insan Görüyorum ki, seni ayırıp yalnızlığa iten ölümü umursamayan Yokluk yolculuğuna çıkıp kaybolanları unutmuşsun sen Oysa hepsi de olduğu gibi dünyayı bırakıp gittiler, bir bilsen Hepsi de bir parça bez ve bir hırka ile çıktılar yola Dibinde gölgelenmeyi hayal ettikleri bir ev yapamadan gittiler kabre Ki onlar toprağın altında sara hastalığına tutulmuş, ķalmış yapayalnız Oysa önceden dost idiler, can ciğer arkadaş, onlardan hiç kalmadı yoldaş Sen de yarın veya bir gün sonra olacaksın komşusu onların Kabirlerde tek başına yapayalnız kalacaksın uzak onlardan Dostluk ve samimiyet kurduğun sevdiklerin kestiler bağını Sözün de duran biri görmedin, kopardılar tüm bağlarını Hazır ol, bekle ölümünü, gitme azıksız O yakındır dalma gaflete, düşme boş umutlara be akılsız.
Din
Reklam