Peygamber (sav), İbn Ömer (r.a.) a "Dünyada bir garip veya yolcu gibi ol" buyurmuştur. Hâl böyle olunca yolcunun yapacağı en akıllıca iş, gerçek rahata ulaşacağı asli vatanına olan yolculuğunu bir an önce tamamlamak için azık toplamasıdır. yolcu asli vatanına ulaştığında yorgunluğu sona erecektir. Hak ehli ile batıl ehli arasındaki fark işte buradadır. Batıl ehli dünyayı sürekli kalınacak bir yer ve kendileri için asli vatan sayarlar. Bu vehimlerinin sebebi, şeytanın bu düşünceyi onlara süslü göstermesidir. Ehli batıl, dünya üzerinde köpekleşerek, her türlü çirkinliği küçük görüp işlemekte ve ve dünyaya şiddetli bağlanıp helak olmaktadır. Şair, dünya hususunda köpekleşen bu topluluğa seslenerek, dünyayı onların konakladığı ve daha sonra terkedip yola koyuldukları bir hana benzetir. Dünya yaşamının hayırsızlığını, insanı kuşatan sürekli korkular sebebiyle de huzursuzluğunu dile getirir. Ölümün kovaladığı nefis, sürekli bir kaçış halindedir. İnsan yaşamı boyunca sürekli başkaları için çalışır. Çünkü onun dünya hayatından kabre kalan mirası sadece salih amelleridir.