Bayram kaya

"Allah’ın sınırını gözetenler.” Allah’ın koyduğu kuralları hem kendi şahıslarına, hem de insanlara uygulayanlar. Bu kuralları ortadan kaldıranlara ve çiğneyenlere karşı koyanlar… Ne var ki bu görev de, tıpkı “iyiliği emretme ve kötülüğü yasaklama” görevi gibi; sadece müslüman bir toplumda yerine getirilebilir. Müslüman toplum da sadece bütün alanlarda Allah’ın şeriatının egemen olduğu toplumdur. Müslüman toplum, ilahlıkta, Rabblıkta, egemenlikte ve yasamada Allah’ı bir ve ortaksız kabul eden ve Allah’ın izin vermediği her türlü yasada somutlaşan tağut’un yönetimini reddeden toplumdan başkası değildir. İşte bütün çabalar ilk başta böyle bir toplumu oluşturma amacı etrafında yoğunlaştırılmalıdır. Bu toplum oluştuğu zaman, Allah’ın koyduğu kuralları gözetenler, kendilerine bu toplum içinde yer bulabilirler. Tıpkı ilk defa müslüman toplum oluştuğu zaman olduğu gibi.
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Sonra da o gün, (size verilmiş) nimetlerden sorguya çekileceksiniz." (102/Tekasûr, 8)
Din
Hıristiyanların, müslümanlara nasıl bir gözle baktıklarını öğrenmek için Avrupalı bir yazarın 1944 yılında yayınladığı bir kitaptan aşağıdaki paragrafı okumamız yeterlidir. “Biz Avrupalılar şimdiye kadar çeşitli milletlerden korktuk. Fakat tecrübelerimiz sonunda bu korkularımızın gerekçesiz olduğunu gördük. Eskiden “yahudi” tehlikesinden, “sarı ırk” tehlikesinden ve “Komünizm” tehlikesinden korkardık. Fakat bu bütün korkuların hayalimizde canlandırdığımız gibi olmadıklarını belirledik. Yahudilerin dostlarımız olduklarını gördük. Buna göre onlara yöneltilen her tür baskı inatçı bir saldırganlıktır. Sonra komünistlerin de müttefiklerimiz olduklarını yaşayarak gördük. “Sarı ırk”tan milletlere gelince onlara karşı duran büyük demokratik devletler vardır. Fakat önümüzdeki gerçek tehlike İslâm düzeninde, onun yayılma ve boyun eğdirme gücünde, onun dinamizminde gizlidir. Avrupa sömürgeciliğinin yolunu kesen tek set, İslâmdır.”
Din
Anbese b. Ezher'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Kufe halkının Kadısı Muharib b.Disâr, yakın komşumdu. Bazı geceler onun sesini yükselterek şöyle dediğini işitirdim. "Ben senin yetiştirdiğin küçüğüm hamd sanadır. Ben senin güç verdiğin zayıfım ama hamd sanadır. Ben senin zengin kıldığın fakirim hamd Sanadır. Ben senin yoluna ulaştırdığın yabancıyım hamd sanadır. Ben senin evlendirdiğin bekar kulum hamd Sanadır. Ben senin doyurduğun aç kimseyim. Hamd Sanadır Ben senin giydirdiğin çıplak kulum hamd Sanadır. Ben senin eşlik ettiğin yolcuyum hamd sanadır. Ben senin ulaştırdığın kayıp kimseyim hamd Sanadır. Ben senin Şifa verdiğin hastayım hamd Sanadır. Ben senin verdiğin dilenciyim hamd Sanadır. Ben senin karşılık verdiğin duacıyım hamd Sanadır. Rabbimiz bol övgü ve yaraşır hamd sanadır."
Din
Peygamberin (aleyhisselam) dualarından bazıları şöyleydi: "Allah'ım! Senden senin sevgini, seni sevenlerin sevgisini, senin sevgine yaklaştıracak amelin sevgisini istiyorum. Allah'ım! sevgini, bana malımdan, ailemden ve susuz kaldığımda soğuk sudan daha hoş kıl!" "Allah'ım sevgini bana en hoş gelen şey kıl. Korkunu en çok korktuğum şey kıl. Sana kavuşma özleminden dolayı, dünyayı benden uzak eyle! Dünya peşinde koşanları Dünya ile ferahlattığında, beni de sana ibadetle ferahlat!"
Din