Örneğin çoğu yerde, hâlâ, «Menderes'in yaptırdığı yol», «Menderes'in yaptırdığı baraj diye Menderes övülüyorsa, bu, devrimcilerden en basit sorunları bile kitlelere götüremediğini, kitlelere maledilmiş yanlış değer yargılarını geniş anlamda yıkamadıklarını gösterir. Yolun köylüye, işçiye mi, yoksa kapitalizmin gelişmesine, sömürünün yoğunlaşmasına mı hizmet ettiğini anlatamamışsak, devrimin gerekliliğini, bu düzenin değiştirilmesi zorunluluğunu nasıl anlatacağız? Lenin, demiryollarının kitlelerin köleleştirilmesindeki payını anlatırken şöyle der:
<Demiryolları yapmak, basit, doğal, demokratik, kültürel. uygarlaştırıcı bir girişim gibi görünür; bu dar kafalı küçük burjuvaların gözlerine böyle göründüğü gibi, kapitalist köleliğin iğrençliğini maskelemeleri için cepleri doldurulan burjuva profesörlerinin gözlerine de böyle görünür. Aslında, bu girişimleri binlerce noktadan üretim araçlarının özel mülkiyetine bağlayan kapitalist bağlar, demiryolu yapımını, (sömürgeler ve yarı-sömürgelerin) bir milyar insanı için, yani dünya nüfusunun yarıdan fazlasını oluşturan bağımlı ülkelerdeki insanlar için, ve <uygarlaşmış ülkelerde sermayenin ücretli köleleri için bir baskı aracı haline getirmiştir.»
Anlaşılacağı gibi, sermaye yolu, köprüyü, barajı, halkın çıkarları için değil, kendi çıkarları zorunlu kıldığı için yapar. Her fabrika, her yol, her baraj vb. dolaylı da olsa halkın da yararınadır, ama soyguncuların gerçek yüzü ve halka hizmet gibi gösterilmeye çalışılan girişimlerin asıl amaçları açığa çıkartılmalıdır.