''Nen var Zeze?”
”Hiç. Şarkı söylüyordum.”
”Şarkı mı söylüyordun?”
”Evet.”
”Öyleyse ben sağır olmalıyım.”
İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim.
Bak işte,gidiyorum..!
Ceketimin cebinde bir kalem bir de not defterimle..
Hesap kitap yapmadan öyle usulünce geride onlarca hatırayla
Belki dönerim birgün,,
Ay ışığının altında bir sandal ile...
Ozan Korkmaz
Belki yine karşılaşırız
Şehrin kalabalığında ararız tanıdık cümlelerimizi
Yine ülkeyi kurtarmaya çalışırız,
Devrimci yanımızı dillendirip.
Ağır bilançolarını hesaplarız,
Ömrün giden varlığını, kalan yaşlardan eksiltip.
Bir fincan kahvenin hatrını tartışırız mesela,
Kırk yıla sığmayan ederini payda ederiz
Belki yine geliriz göz göze
Gidenlerle kalanları sözel çarpanlarına ayırırız...
Sakarlıklarım yine gülümsetir seni,
Neydi o günlerin gölgesine düşeriz..
İçindeki haylaz çocuğun,
Hiç değişmeyen halini tebrik ederiz..
Güvercinlere yem alırız Salim amcadan,
Her avuçta,
Umutlarımızı özgürleştiririz...
Belki yine özlemle sarılırız birbirimize...
Adım atamadığım atımların karışır nefesime
Ayrılmak zor gelir,
Tekerrür zamandan...
Sözleşiriz mesela,
Aynı yerde...
Aynı günde...
Aynı kalp çarpıntısıyla...
Veda etmez kimse
Belki yine kalırız birbirimize
Yine ve yine...