"yaşamak, eskimektir" dediğim ilk gün, beklenmedik bir şey olmayacağını da fark etmiştim. Belki biraz daha iyi, belki biraz daha kötü. Ama hiçbir zaman beklenmedik değil. İnsan, bekler çünkü. Tetiktedir. Beklemediğini söyleyenlerse, en çok bekleyenlerdir.
Dünyada hep başka kadınlar vardı. Onlar, başka erkeklerden çoktular nedense. Araya giren kadınlar, felaket getiren kadınlar, bencil kadınlar, sorumsuz kadınlar, hafif kadınlar, küçük kadınlar...
Sürekli cadı ağaçları oluşuyordu içinde. Tüm yapraklarından su çekilmişti önce. Yapraklar dökülmüş, uç dallardan geriye doğru akmıştı yaşama isteği. Ana dallara gelmişti sıra. Bütün eklem yerleri, su yollarının çatalları ve biriktirdiği budaklar da kurudu.