Hiçbir şeyden korkmuyordum. Bu yüzden özgürdüm. Çünkü yaşamımız boyunca bizi köleleştiren isteklerimiz, umutlarımız, korkularımızdır. Özgürlüğüm onları öfkelendiriyordu.
Oysa bilirsiniz, her öykü biraz yanlış adrese gider. Acıyı, yine, acı çekme yeteneği olanlar duyar.....
Bu yüzden işte, öykü de, yazmak da, "için" değil "yüzünden"...
Uykularına kırgınlıkla dalan kadınlar vardır, ölürler hep. Önce ayakları yiter. Birileri, hep birileri gelip ayaklarını götürür kadınların. Ayaksız kalan kadınlar, şişmiş elleriyle, yaşamı çekilir kılacak bir şeyler bulmaya çalışırlar. Açlıktan kazınmaları, her şeye dokunmaları bu yüzdendir; ellerinin yettiği kadar ve yalnız el yordamıyla.