Ceylan

Ceylan
@CEYLAN26
Madem güçlü her zaman haklıdır, öyleyse yapılacak sey, her zaman güçlü olmaya bakmaktır. Güçlünün yok olmasıyla ortadan kalkan bir hakka hak diyebilir miyiz? İnsan boyun eğecek olduktan sonra, ödev dolayısıyla niye boyun eğsin? İnsan boyun eğmeye zorlanıyorsa, boyun eğmek zorunda değil demektir. Görülüyor ki, hak sözü güç'e hiçbir şey eklemiyor; bu bakımdan hiçbir anlam da taşımıyor. Güçlere boyun eğin! Eğer bu kaba güce boyun eğin de- mekse, bir davranış kuralı olarak iyi, ama gereksizdir: Çünkü hiçbir zaman buna aykırı davranılmaz. Her türlü güç Tanrı'dan gelir, kabul. Ama bütün hastalıklar da ondan gelir: Böyledir diye, hekim çağırmak yasak mi olmali? Ormanın köşesinden karşıma ansızın bir haydut çıkıverse, ona kesemi yalnız zorlandığım için mi vermeliyim, yoksa -kesemi kurtaracak durumda olsam- vicdan gereği vermem gerekir mi yine de? Çünkü haydudun elindeki tabanca da bir güçtür nihayet. Öyleyse kabul edelim ki, güç hak yaratmaz ve insan ancak haklı güce boyun eğmelidir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur. Falan kimse kendini başkalarının efendisi sanr ama böyle sanması, onlardan daha da köle olmasına engel değildir.
İNSAN ZİNCİRİ
Niyetim, insanları oldukları gibi, yasaları da olabilecekleri gibi ele alp, toplum düzeninde güvenilir ve haklı bir yönetim kuralı bulunup bulunamayacağını araştırmaktır.
Yasalar
Üç çeşit yönetim biçimi vardır: Demokrasi, aristokrasi ve monarşi. Demokrasi küçük devletlere, aristokrasi orta derecede, monarşi ise varlıklı uluslara elverişlidir.
Yönetim