ZEHRA YİĞİTER

Falk’in diyaloglarda sorduğu ilginç bir soru vardı; “Niye insanlar arılar veya karıncalar gibi hükümetsiz var olamıyorlar?”
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tapınakçılar (ve Masonlar) sosyal eşitlik ve özgürlüğe dayalı bir kardeşlik prensibini temel alarak, insanları özgürleştirmek istiyorlardı. Sapkınlıklarının temelinde, insanları İsa’nın ilahiliğine dayanan dininin baskısından kurtarmak vardı. Bu nedenle Tapınakçıların siyasi hedefleri, bütün monarşileri ortadan kaldıran evrensel sosyalist bir düzen kurmaktı.
“Filistinde öğrendikleri mitler ve gizemlerle Avrupa’ya dönen Tapınakçılar (Tapınak Şövalyeleri), kendi topraklarında “Bilge Yılanlar’ın” yeni bir şubesini kurdular. Uzun vadeli plânları, bütün ‘yılan branşlarını’ birleştirmek ve “TEK DÜNYA KUTSAL İMPARATORLUĞU”nu kurmaktı.
“Tasavvufun, en iyi bilinen mistik simgeciliğinin büyük bölümü, genellikle Ömer Hayyam’ın Rubaileri sayesinde herkesin öğrendiği kadarı, İsmaili’ler tarafından sa- hiplenilmiştir. Şia ile tasavvufu, şaşırtıcı ve benzersiz biçimde kaynaştırarak, kendi şeyhlerine sıkı sıkıya bağlı bir mistik topluluk oluşturmuşlardır. Diğer taraftan, mistik esrikliğe ulaşmak için haşhaş ya da başka uyuşturucuların kullanılması tasavvufta olağan uygulamalardandır.”
Hıristiyanlık ve Roma Kilisesinin temelinde Pers- Ronıa güneş Tanrısı Mitra (Nemrud) vardır!.. Horus, Mısır’da Tanrının oğlu idi. Hıristiyan Kilisesi ile eski Mısır arasındaki bağlantılar inanılmayacak kadar çoktur. Örneğin, Hz. İsa “Dünyanın Işığı" idi, Horus da “Dünyanın Işığı’dır. Hz. İsa bakire Meryemin oğlu idi, Horus da bakire İsis’in oğludur. Hz. İsa’nın 12. Havarisi vardı, Horusun da 12 takipçisi vardı. İlginçtir ki, Hz. İsa’ya atfedilen “Dünyanın Işığı” deyimi, Aryan-Fenikeliler tarafından Hz. İbrahim’in doğumundan binlerce yıl önce, “Tek Gerçek Tanrı’yı tanımlamak için kullanılmıştı. Hıristiyanlar Hz. İsa’yı başında ışıktan bir hale ile tasvir ederler, Fenikeliler de güneş tanrısı “Bel” veya “Bil’i başının etrafında ışın saçan hale ile tasvir ederlerdi. Güneş, Mısır gizem dininin temelini teşkil ediyordu. Güneş tanrıları ile ilişkili “bakire anneler," Örneğin; Kraliçe Semiramis ve Ninkurşag, Mısır’da İsis olarak biliniyordu. İsis “yaratıcı dişi gücü” sembolize ediyordu. Zamanla Horus, Hz. İsa’ya İsis, Meryem’e (Hz. İsa’nın bakire annesi) yani Güneşe dönüştü. Meryem’in kucağında Hz. İsa ile tasvir edildiği resimler herkesin malumudur. Mısırlıların İsis’i kucağındaki bebeği Horus ile tasvir ettikleri resim, Meryem’in kucağında Hz. İsa’yı tuttuğu resmin aynısıdır.