Kendisininkinden farklı bir kentin bu ilk görüntüsü, güpegündüz ışıkları yanan gri renkli blok apartmanlar, yaprakları dökülmüş ağaçlar, uzaktaki deniz, her şey, yüreğinin bir kenarına itmeye çabaladığı o kimsesizlik duygusunu artırıyordu.
Bir dahiydim ben, düşlerimdekinden daha çok, hayatımdakinden daha az. Varoluşumdaki trajedi budur işte. Yarışı önde götüren, fakat hedefe varmasına bir adım kala yere yığılan bir koşucuydum ben.
Sadece ulaşılmaz olduğu için taparız mükemmelliğe; ulaşabilsek elimizin tersiyle iterdik zaten. Mükemmel olmak insan olmamak demek, çünkü insanoğlu kusurludur.