“Şuna bak,” diye konuştu kendi kendine, “ yaprakların boşluğunda hiç titremeden duran bir ışık… Ya da renk… Karıştırıyorum sanırsam. Ama zararı yok. Çünkü yeniden başlamak mümkün… Kim engel olabilir? Sevim mi? O ütü yapıyor. Bir de türkü tutturmuştur. Ben de doğru ya da yanlış aklıma eseni yapıyorum. İçkili olduğumu söylerler belki. Ama paltomu satmadım mı? Kimse kınayamaz beni. Kınasalarda haberim olmaz. Öldüm çünkü. Evet, böyle de ölünebilir. Kayıtsızlık içinde…”