Acı çektim, ölüm gördüm, çekilen vicdan azablarının üzerime atılmasına katlandım, tükendim, çırpındım, ağladım, ağıtlar yaktım, kaybettim, feryat ettim... Ama hiç kimse görmedi, anlamadı, duymadı, hissetmedi, istemedi... Ben de acıları içime atarak yüzümde gül açtığının ispatı olan gülüşlerimi sundum onlara. Ama onlar buna da bir bahane aradı. Umursamazlaştım suçladılar gene lakin takmadım... Ama şimdi bunların hepsinin beni hissizleştirdiğini hissediyor.Sanki ruhum bedenimi terk etmişte uzaktan acımasız bir ruh benim bedenimi yönetiyor.... Tükenişımi, bitişimi bile hissedemez hale geldim....
Yaşımın küçük olduğu zamanlarda bile,
Küçücük bir bedende ince düşünen bir
Yetişkin gibiydim
Ben hep sevdiklerimi incitmemek için
Yürüdüm bu hikayede . Bugün de genç bir ihtiyar oturuyor içimde...