İnsanın ihtiyaçları ile istekleri birbirinin zıddı duruma geldiğinde, onun ihtiyaçlarını gidermeyi incelemek merhametin gereği, onun isteklerini öncelemekse bir acımasızlıktır.
Şeytanın Hz Adem'e secde emri gelinceye kadar hiç imtihan edilmediği rivayet edilir. Yıllarca meleklere vaizlik eden cinlerden bir varlıktı şeytan. Zaten adı kovulmuş manasına gelen şeytan değil Azazil'di. Onun yeryüzünde secde etmediği bir yer kalmadığı de rivayetler arasındadır. Dolayısıyla o kendini faziletli bir kul olarak görmekteydi. Hatta bir Allah aşığı sanıyordu kendini. Hz. Adem'e secde emri söz konusu olduğunda o da fark etmiş oldu esasında kibirli bir kafir olduğunu. Dolayısıyla da kimin altın kimin bakır, kimin elmas kimin kömür, kimin şeytan kimin melek, kimin Firavun kimin Musa olduğunun belirginleşmesi için musibetlere lüzum vardır.