Yaşam hakkında, tüm zamanlarda en bilgeler hep aynı yargıya varmışlardır: değmez... Her zaman ve her yer de aynı ses duyulmuştur ağızlarından, — kuşku dolu, efkâr dolu, yaşam yorgunluğu dolu, yaşama karşı direnme dolu bir ses. Sokrates bile demişti ki ölürken: “yaşamak — uzun süre hasta olmak demek: kurtarıcı Asklepios’a bir horoz borçluyum.” Sokrates bile bıkmıştı.
Biz psikologların, atlar gibi olduğumuz vakalar vardır, huysuzlaştığımız: Kendi gölgemizi görürüz önümüzde ve dizlerimizin bağı çözülür. Bir psikologun herhangi bir şeyi görebilmesi için, kendini görmezden gelmesi gerekir.