Çağatay T.

9/10
·406 syf.··
2025 10. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 09:12
Dostoyevski'nin Ecinniler (Rusça: Besı) romanının adı, yazarın toplumdaki yıkıcı fikirleri ve bu fikirlerin insan ruhu üzerindeki etkisini bir tür "ele geçirilmişlik" olarak görmesinden kaynaklanır. İsmin seçilmesindeki temel nedenler şunlardır: İncil Göndermesi: Romanın girişinde, Luka İncili'nden (8:32-36) bir bölüme yer verilir. Bu pasajda, İsa'nın bir adamın içinden çıkardığı kötü ruhların (cinlerin) bir domuz sürüsüne girmesi ve sürünün uçurumdan aşağı yuvarlanarak boğulması anlatılır. İdeolojik Bir Metafor: Dostoyevski, 19. yüzyıl Rusya'sında yayılan nihilizm, ateizm ve sosyalizm gibi Batı kökenli fikirleri Rus halkının ruhuna girmiş "cinler" veya "kötü ruhlar" olarak nitelendirir. Ona göre bu fikirler, tıpkı İncil'deki domuz sürüsü gibi, Rus toplumunu felakete ve kendi kendini yok etmeye sürüklemektedir. Neçayev Olayı: Roman, 1869 yılında nihilist öğrenci lideri Sergey Neçayev'in, örgütten ayrılmak isteyen İvan İvanov adlı bir öğrenciyi diğer üyelerle birlikte öldürmesi olayından esinlenmiştir. Dostoyevski, cinayete karışan bu gençleri, sapkın bir düşünce sistemi tarafından ele geçirilmiş ve akıl sağlıklarını yitirmiş figürler olarak tasvir eder.
Ecinniler (Cilt 1)Fyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20077,3bin okunma
Reklam
Çok kötü çeviri
Puan vermedi
Kitabı sipariş verip aldım. Elime ulaşır ulaşmaz birkaç sayfaya göz attım. Türkçeye çok kötü çevrilmiş olduğu ve zaten formüllerle dolu ağır bir kitabın çok zor anlaşılacağı yönünde ilk izlenimi edinmiş oldum. Eski sözcükler bolca kullanılmış: "Konu" demek varken "husus" neden kullanılır, anlam verememişimdir hiç. Bir an google çevirisi okuyorum sandığım da oldu. Okumayı hedeflediğim kitaplar sıralamasında bu yüzden en arkalara doğru yer bulabildi.
Evrenin Yeni Fiziğinde Moda, İnanç ve FanteziRoger Penrose · Alfa Yayınları · 202010 okunma
Sabırlı olanlar için...
6/10
·456 syf.··
2025 11. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 13:00
Kitap, fizik biliminin gelişim sürecinin en başından, Yunan filozoflarından günümüzün hala anlaşılmaya çalışılan kuantum mekaniğine kadarki kilometre taşlarını mercek altına alıyor. Başlangıçta çok fazla rahatsız etmeyen formüller kitabın sonlarına yaklaştıkça konunun uzmanlarının anlayabileceği zorluk seviyelerine ulaşıyor. Bu kısımları atlayarak okumama rağmen genel anlamda bilgilendirici olduğunu söyleyebilirim. Ancak, formüller konusunda sabrınız yoksa bu kitap size acı da verebilir. Okunması zor ama fizik kanunlarını olanca açıklığıyla ortaya koyan bir kitap. Başka bir sözü değiştirerek tekrar edeyim: "Eğer Evren onu anlayabileceğimiz kadar basit olsaydı zaten onu anlayabilecek bizim gibi varlıklar da ortaya çıkamazdı."
Simetri Evrenin GörkemiLeon M. Lederman · Vakıf Bank Kültür Yayınları · 20257 okunma
Bilime Karşı Felsefe ile Direnme
2/10
·112 syf.··
2023 12. kitabı
Daha önce Lewontin'in "Üçüncü Sarmal" kitabını okumuştum; genlerin üzerinde çevrenin etkisine dikkati çekmekte başarılı bir kitapdı. Ancak "İdeoloji Olarak Biyoloji", maalesef çoğu evrim karşıtının başvurduğu taktiklere yaslanan, bilimsel kanıtlara, gözlemlere ve çıkarımlara dayanan kavramlara karşılık kanıtlar, gözlemler ve çıkarımlar yerine felsefik yaklaşımlarla desteklenmeye çalışılan bir kitap olmuş. Evrim ve bilim hakkında bilgisi yetersiz olanları yanıltabilir ve bilim hakkında yanlış fikirlere sevk edebilir. Çünkü bilim ve bilimsellik bu kitapta anlatıldığı gibi değil. Günümüzde dünyanın düz olduğuna inanan geniş bir kitle olduğu gibi evrimi sanki felsefik bir çıkarsamaymış gibi algılayan da bir kitle var. Lewontin, kitabında evrimi neden desteklemediğine dair yüzlerce kişisel çıkarsama yapmasına rağmen bir tane bile araştırma / deney sonucundan bahsetmiyor. Felsefik ve romantik fikirlerden hoşlanıyorsanız okuyun derim. Ama bilimsellik arıyorsanız bununla boşuna vakit kaybetmeyin.
İdeoloji Olarak BiyolojiR. C. Lewontin · Kolektif Kitap · 2015265 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 20. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2021 10:03
Derginin bu sayısında sekiz öykü var. Yarısı erkek, yarısı kadın yazarlar tarafından üretilmiş. Beş öykü birinci tekil kişi, iki öykü üçüncü tekil kişi ağzından anlatılıyor. Dergide sayfa sıralaması bakımından en baştaki öykü 'Ava' ise anlayamadığım bir nedenle kahramana hitaben yazılmış. Bu anlatım biçimi kimi zaman karşımıza çıkıyor, rastgele kullanıldığı durumlarda bu biçim okurda rahatsızlık uyandırıyor; ancak ve ancak özel bir sebep varsa kullanılmalı. Tanrı anlatıcı bu hitap biçimini seçmemeli bence. "Elini, Ava’nın yüzüne uzattın. Çenesinden tutup yüzünü kendine çevirdiğinde göz göze geldiniz." Bu paragrafı okuyunca çok yapay bir his uyandırıyor bende. Öykünün konusu çok iyi olmasına rağmen bu anlatım biçimi yanlış seçilmiş. Aynı paragrafı şöyle yazsaydık anlam ve etkide bir değişiklik olur muydu? "Elini, Ava’nın yüzüne uzattı. Çenesinden tutup yüzünü kendine çevirdiğinde göz göze geldiler." Yorum sizin. Konular bakımından incelediğimizde, beş olay bazlı, iki aile içi travma ve bir tane de psikolojik çözümleme diyebileceğimiz öykü sözkonusu. Belki 'Ava' da bir travma öyküsü sayılabilir. Ya da 'Mikail'in Aldanışı veyahut Dünyadan Aşağı Tepetaklak' öyküsü aile içi travma olarak da sınıflandırılabilir. 'Bengisu' ve 'İzmarit' öyküleri sonunda insanların birbirlerine veya kendilerine dönüştükleri, bu döngü içinde öykünün sürekli kendi üzerine kapandığı türden sayılabilir. Keyifli şekilde okunuyorlar. Derginin 'konsept'ine en uygun düşenlerin bu iki öykü olduklarını düşünüyorum. Ava / Gülşen Funda / Kadın / Macera / Kahramana Hitaben Mikail'in Aldanışı veyahut Dünyadan Aşağı Tepetaklak / Mustafa Aplay / Erkek / Macera / Üçüncü Tekil Bu Su Hiç Durmaz / Merve Uygun / Kadın / Aile içi / Birinci Tekil Adem'i Çağırmak / Ömer Çelik / Erkek / Macera / Birinci
Post Öykü - Sayı 41 (Temmuz-Ağustos 2021)Post Öykü · Piri Medya · 202128 okunma
Reklam