Yazar 200 sayfa yazacağım demiş 99 sayfa yazmış bana sorarsanız koca bir hiç yazmış. Ününü sayfalar dolusu fuzuli şeyler yazarak kullanmış. Neymiş saati eskiden modernmiş de artık değilmiş. Neymiş birisi aramış sesi heyecan oluşturmuş ama mutfak eşyası satacağını anlayınca telefonu kapamış. Hadi yazar para kazanayım da boş şeyler yazayım demiş, editörü de mi birşey dememiş. Hadi yazmış yayınlamışlar da Türkçeye çeviren ve Yapı Kredi Yayınları da mı bu boşluğu görmemiş. Tek güzel yanı adı.
Genelde modern çok satan yazarların çok sattığı kitaptan sonra kalitesi düşer. Ancak bu kitap bende gece yarısı kütüphanesi olan ilk kitaptan çok daha iyi. Yazarın sonraki kitaplarına şans vermek için bendeki ölçüt bu.
Kitabın içeriğine gelecek olursak bu kitap daha uzun veya cilt cilt yazılabilecekken sonu biraz hızlı bitmiş. Ama kitabı 4 bölüm düşünürsek kalan 3 bölüm çok çok güzel.
Pek çok yerde yüz yıllar süren yaşama sahip bir alba olmanın nasıl bir his olacağını düşündüm. Ama kurgu olarak evet 1500lerde alba olmak zorken artık çok daha kolay. Uzun sürdü okumam ama kitap akıcı ve keyifli idi.