Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Beyhude Ömrüm ile tanıştım. Sayfalar ilerledikçe insan satır aralarında mutlaka kendinden bir parça buluyor. Sanki buram buram Anadolu kokan bir bozkırda dolaştım, rüzgarın taşıdığı hüzün içime işledi. Karakterleri öyle samimi, öyle bizdendi ki insan onları bir roman kahramanı değil de yıllardır tanıdığı insanlar gibi hissediyor.
Aslında kitap, insanoğlunun yaşamına tutulmuş sade ama derin bir ayna gibi.. Geçip giden zamanın, yarım kalan hayallerin ve içimizde kalan duyguların hikayesi. Gerçekten de adına yakışır şekilde “beyhude” bir ömür..
Ve kitap tam da kendine yakışır bir şekilde bitti.
“Gözlerimde yaş, dilimde dua
Öldüm ve bir bahçeye gömüldüm.”