O'nun yüzü pembeye çalan bir beyazlığa sahipti. Beyaz bir ten üzerinde gezinen pembe bir örtü gibi. Gül tenli şeklinde tabir etmemiz hata olmayacaktır. Hatta gül tenli ifadesi kâinatta en çok O'na yani kâinatın gülüne yakışır.
Gözlerinin akı kar gibi beyaz, karası ise kömür gibi siyahtı. Yüz șekline tam oturan ve insanı hayran bırakan bir iriliği vardı. Dișleri her daim tertemiz ve bembeyazdı, inci gerdanlık gibi sıralı, kusursuz bir dizayna ve muhteșem bir görünüme sahipti. Burnu kemerliydi. "Mirkadî burunlu" denir. Bu tabir, hem kemerli hem de hafiften öne eğik bir burnu ifade eder.