Niceleri kendi zincirlerini çözemezlerde, dostlarının azatçısıdır. Kendi alevinle yakmaya hazır olmalısın kendini: önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki?
Pencereyi açtı, mektubu yırttı ve kırpıntıları karanlığın içine doğru serpti. Yardım istemektense, orada yitip gitmeyi yeğlerdi. Yaşamın elverişsiz ve zayıf olan her şeyi yok ettiğini öğrenmemiş miydi?
Sonraki günlerde de değişen bir şey olmadı: hüzünle sevinç, umutla düş kırıklığı sürekli iç içeydi; belirsiz bir duygu, ama daima yabancı olmak ve alışamamak...