"Benim gibilerin resimlerini gazetelerden, afişlerden, miting alanlarından toplarken, bunun farkında bile değildim; ameliyathaneye alındığımda çoktan ölmüştüm; narkoz, 'ben bununla muhatap olmam' dedi; neşter, 'deymezmiş' dedi; pamuk, 'beni kirletecek başka birini bulamadınız mı' diye feryat etti. Uzaklarda bir limanda bir vapur, 'trene mi âşığım, yoksa uçağa mı' diye söylenip söylenip durdu saatlerce. Biz üç beş kişi, bardan çıkmıştık; sabahtı; ben evime dönüp ayak parmaklarımı sayacaktım; otobüs yoktu; bina yoktu; insan yoktu; atom bombası oraya düşeli beş dakika olmuştu."