Rae

Rae
@Calisterae
22 kütüphaneci puanı
119 okur puanı
Mayıs 2016 tarihinde katıldı
Karşıdaki kitaplık'ta öldü Kendisi!
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·163 syf.·
2016 97. kitabı
Müptezeller Kitap kardeşliği etkinliğiyle kitap arkadaşımdan gelen bir kitaptı. Bu yüzden bir kez daha Teşekkür ederim kendisine. :) Müptezel: Saygınlığını yitirmiş, değersiz, bayağılaşmış anlamında kullanılan bir kelimedir. Bilmediğim bir kelime olduğu için kitabı okumaya başlamadan önce, isminin ne demek olduğuna baktım. Bazen hayatın süprizlerine, o aniden gelen yardımına, ümitsizliğe boyun eğmişken tabiri caizse köşeyi dönmeyi kendimize alıştırmışız. Fakat müptezeller tamda isminin anlamını yansıtarak adeta bahsettiğim şanslardan bizi yoksun bırakıyor. Kitapta mutlu sonları görmüyoruz. Yazarın okuduğum ilk kitabı olduğu için diğer kitaplarıyla kıyaslandığına denk geldim fakat ben şimdilik bundan sıyrılıyorum. Belki okumamanıza neden olacak ilk şey kitabın fazlaca argo kelimeleri içermesi. Tabi kitap müptezelleri anlatınca mutluluk gülücükleri, sevgi sözcükleri beklemek çokta yerinde olmaz fakat ben biraz fazla buldum argo kelime kullanımını. Toplumuzun o kuytu köşelerinde, unutulmaya yüz tutmuş, insanlarına realist bir bakışla bakmamızı sağlıyor öyleki fazla gerçeklikli olmuş bu yüzden 'Hah şimdi mutlu sona bağlanır 'dediğiniz yerlerde, hiçte öyle olmuyor. Fazlaca olumsuzluk, yoksunluk tehlike ve yaşanmışlık içeren bir kitap. Yazarin sade anlatımı ile kolay okunacak, farklı bir tat mı yoksa kursakta kalmış bir seyler mi bırakır ? Buna okuyup karar verebilirsiniz. :)
MüptezellerEmrah Serbes · İletişim Yayınları · 20168,6bin okunma
Bir Tutam Umut
' Gecenin en karanlık olduğu an; Şafağa en yakın olduğu andır...'
Her zor yapıtta şu ikilemle karşı karşıya kalırız; ya yazar kendini yeterince açık ifade edemeyen yeteneksizin biridir ya da biz söylenenleri kavrayamayacak kadar aptalız. Montaigne suçu yazara atmak konusunda bizi yüreklendiriyor. Anlaşılmaz bir düzyazı çoğunlukla entelektüelliğin değil tembelliğin göstergesidir; kolayca okunan bir yazıysa asla kolayca yazılmamıştır. Ya da böyle anlaşılmaz bir yazıyı kaleme alan yazar içerikteki eksikliği gizlemek istiyordur; anlaşılmaz olmak söylecek hiçbir şeyi olmayan için benzersiz bir korunaktır.
Eğer yaşamak, varolmak çok keyifli olsaydı, herkes uykudaki bilinçsizlik haline geçmek için isteksiz davranır, büyük bir mutlulukla uykudan uyanırdı. Ama durum bunun tam tersi.