Can Ahmet Zeytun

Can Ahmet Zeytun
“Tembellik nefsin yatağıdır.” “İnsan için meşguliyetten daha iyi bir tedavi yoktur.”
“Bir sözün bize ne söylediğini anlamaya çalıştığımız zaman düşünmeye başlamış sayılırız. Gerçek düşünme budur. “
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Modern hayat ve dünyanın şimdiki durumu hepimize sorumluluklardan kaçmak için birçok fırsat veriyor. İlk kaçamak kendi gücümüzün önemli işleri başarmaya yetmeyeceği inancında beliriyor. Hâlbuki gücümüzün yettiği kadarını başarmak yeterince önemlidir. Biz yapabileceğimizi yapmaktan kaçmak için kendimize varamayacağımız hedefler seçiyoruz. İkinci kaçamağımız sorumlulukları mensup olduğumuz gruba, çevreye, yapıya yıkmaktır. Bu da birinci kaçamağımızın tersine kendimizi gücümüzün altında yükümlülüklerle karşı karşıya bırakarak hayatı davranışları başkasından beklemek tarzında tezahür ediyor. Ve nihayet belli başlı kaçamaklarımızın üçüncüsü beynelmilel İslâmî hareketlerin bize düşen sorumluluğu yerine getireceklerini umduğumuz zaman karşımıza çıkar. Kaçamaklarımızın en netametlisi budur. Zira bu, günümüz dünyasından medet ummaktan başka bir anlam taşımaz. “
“Önce kendinize bir istikamet belleyip oradan kendinize bir gönül temin edemezsiniz. Gönlümüz doğar doğmaz yönelme ihtiyacımız da doğar. Müslümanlık tercihimizin altında dünya hali yatıyordur. Allah bize dünya halinin arızi bir şey, giderek arızalı bir şey olduğunu öğrettiğinde iman kalbimize yerleştirilmiştir. Kıblemizin değerini ancak ve ancak bir mü’min olarak fark edebiliriz. Dünya halinden, imana, ondan da istikametin güzelliğine geçeriz. Güzellik gönüldedir. Gönüldür tek hamleyle hem kavrayışı, hem inanışı, hem de davranışı ihata eden. İhsana erenler gönüllülerdir. “
“Eğilip bükülmek köksüzlerin işidir.”
Puan vermedi·160 syf.··
2025 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2025 11:49
Birisi gelip Ömer bin Abdülaziz’e seni en çok hayrete düşüren şey nedir diye soruyor? Ömer bin Abdülaziz cevap veriyor: -Bir toplum Allah’ı bildiği halde isyan etmesi -şeytanı bilip ona itaat etmesi -dünyayı bilip ona meyletmesidir. Tüm olaylar aslında bu kısacık ama çok anlamlı olan nasihat değerindeki konuşma çerçevesinde dönmektedir. Olaylar Ebu süfyan’ın oğlu muaviye ve hz. Ali arasında başlıyor. hz. Osman’dan sonra kimin halife olacağı problemi başlıyor. Aralarında hakem olayı gibi mevzular dönüyor. Bu anlaşmazlıklar sonucunda harici denilen topluluklar oluşuyor ki zaten hz. Ali’nin vefatının sebebi de haricilerin süikast düzenlemesidir. Muaviye’ye de süikast düzenleniyor ancak muaviye süikasten kurtuluyor. Kitab’ın kapağında hilafetten saltanata diyor işte asıl mevzu burada başlıyor. Muaviye kendinden sonra gelcek halifeyi oğlu Yezid olarak söylüyor. Şimdiye kadarki halifeler İslam düsturu gereği hep bir şura tarafından seçilirdi. Ancak muaviye buna bir son veriyor ve oğlunu veliaht olarak tayin ediyor. Burada artık devlet din için anlatışı yavaş yavaş din devlet içindir şiarına doğru evriliyor. Asıl dert İslam’dan çok makam ve mevkiye doğru evriliyor… Olaylar bu şekilde süreğen devam ediyor sonra medine valisi mervan halife oluyor. Bundan sonrada emevi devleti halifeleri mervan soyundan devam ediyor. Arada ömer bin Abdülaziz dönemi oluyor. İslamı kendine adamış doğru çerçevede halifeliğini sürdürüyor ki adaletinin kaynağı aynı ömer bin Hattab olduğu söyleniyor. Ömer bin Abdülaziz’den sonra yine mervan soyundan halifeler geliyor. Makam mevki uğruna İslami çerçevenin dışına çıkıyorlar. Devletin son bulmasına sebep oluyorlar. Sonraki dönem Abbasiler ihsan Süreyya Sırma’dan Abbasiler dönemine devam…
Emeviler Dönemiİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayınları · 2022713 okunma