Can Ahmet Zeytun

Can Ahmet Zeytun
“Tembellik nefsin yatağıdır.” “İnsan için meşguliyetten daha iyi bir tedavi yoktur.”

Can Ahmet Zeytun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.··
4 günde okudu
·
2025 3. kitabı
Lev Tolstoy
8/10 · 29,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İsra suresi 22-37. ayetler arasındaki 12 emir: 1-Allah’a ortak koşmayınız, yalnızca O’na ibadet ediniz. 2-Ana-babaya iyilik ediniz. 3-Yakına, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver, herkese iyilik yap! 4-İsraf etme! Büsbütün de saçıp-savurma! (Ne cimri olun, ne de müsrif, İkisinin arasında orta bir yol tut, iktisatlı ol)! 5-Çocuklarınızı açlık korkusuyla öldürmeyin, Sizin de, onların da rızkını biz veriyoruz. 6-Zinaya yaklaşmayın! O apaçık bir hayâsızlıktır. O ne çirkin bir yoldur. 7-Haksız yere kimseyi öldürmeyin. 8-Yetim malını -arttırmak gayesi dışında- yemek için asla yaklaşmayın. 9- Verdiğiniz sözü yerine getiriniz. 10-Ölçü ve tartıyı tam yapın. 11-Bilmediğiniz şeyin ardınca gitmeyin, Taklitçi olmayın, aklını kiraya vermeyin! 12-Yeryüzünde mağrur ve kibirli dolaşmayın. Mütevazı olun!
Bir Gün Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa Bil ki seni düşünüyorum Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acil Örtün karanlıkları masmavi denizlerde Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde Bil ki seni bekliyorum Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar Bil ki seni istiyorum Gecelerden bir gece uyanırsan apansız Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız Ve bir gün kabrimde bir kara gül biterse Bil ki SENİ SEVİYORUM Ümit Yaşar Oğuzcan
Bu Dünya Hangimizin? Bırak deli Haydar-bırak be gardaş Kafayı bozmaya değmez bu dünya İster hızlı dönsün isterse yavaş Sen seni üzmeye değmez bu dünya Fani diyen varsın desin sana ne Gönül veren gitsin versin sana ne Haydut vursun hırsız yesin sana ne Gücenip kızmaya değmez bu dünya Nerde kan akıtıp kavga verenler Nerde şimdi sefasını sürenler Ne götürdü kucağına girenler Bir yırtık çizmeye değmez bu dünya Hayaller kur tespih tanesi farzet Hepsi de senindir otuz üç adet Bırak kalsın orda hiç çekme zahmet İpliğe dizmeye değmez bu dünya. Kulpu yok ki neresinden tutasın Sana göre lokma değil yutasın İçine gireni Allah kurtarsın Üstünde gezmeye değmez bu dünya. Gel gitme kal desem kalamazsın ki Ortadan böl desem bölemezsin ki Git tekrar gel desem gelemezsin ki Aldanıp azmaya değmez bu dünya
“İnanç insanın varoluşunun anlamına ilişkin bilgidir ve ancak bu bilginin sonucunda insan kendini yok etmeyip yaşamını sürdürebilir. İnanç, varoluşun gücüdür. Bir insan yaşıyorsa bir şeylere inanıyordur. Eğer bir şeyler için yaşamak gerektiğine inanmasaydı, yaşıyor olmazdı. Eğer insan fani olanın aldatıcı doğasını görmüyor ve fark etmiyorsa fani olana inanıyor demektir. Fani olanın aldatıcı doğasını kavrayabiliyorsa sonsuza inanmak zorundadır. Bir inancı olmadan yaşayamaz.”