Can Ahmet Zeytun

Can Ahmet Zeytun
“Tembellik nefsin yatağıdır.” “İnsan için meşguliyetten daha iyi bir tedavi yoktur.”
Lâ tahzen! (Üzülme!) İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme! Rahman: (c.c), “Ben kırık kalplerdeyim” buyurmadı mı? O halde ne diye üzülürsün ey can? Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan; Gece gibi kapkaranlık nefsini yak !.. “Derdim var” diyorsun; Dert insanı Hak’ka götüren Burak’tır; sen bunu bilmiyorsun. Sanma ki dert sadece sende var. Şunu bil ki; Sendeki derdi nimet sayanlar da var. Umudunu yıkma; Yusuf'u hatırla. Dert nerede ise deva oraya gider. Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider. Soru nerede ise cevap oraya verilir. Gemi nerede ise su oradadır. Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın. Dünya malı Allah'ın tebessümüdür: ona bak! Ama sarhoş olma... Lâ tahzen! (Üzülme! Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. . "Aşık" olmayana anlatsan da "Ben" "Sen" anlamaz. Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz… Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan; Yanmaz, yanamaz…
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Can Ahmet Zeytun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·125 syf.·
28 saatte okudu
·
2024 10. kitabı
A. Ali Ural
8.7/10 · 1.458 okunma
“Belki de Cicero’ya şu soruyu soracaktı yaşlılığında: ‘Üstat, yeniden gençliğe dönmek ister miyidiniz?’ Cicero gülümseyerek cevaplayacaktı soruyu:’ Yarışı birinci bitiren bir at, neden bir daha başlangıç çizgisine dönmek istesin!’ Nereden bilecekti iki bin yıl sonra Şahdamar’dan boşanacak dizeyi:’ Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız.’ “
“Kişinin hak ve sorumluluğuyla ilgili olmayan, kendisiyle bir bağı bulunmayan, akılını meşgul etmemesi gereken şeye müdahil olmaması malayaniyi terk etmek, yaşadığımız hayat malayaninin ta kendisi değil mi! Bizi alakadar eden işlerden uzak, bizi alakadar etmeyen işlerin tam ortasındayız. Aynalar kırık. Kimsenin eleştirmeye cesareti, kimsenin eleştiriye tahammülü yok. Çarpık bir merak duygusu bakışlarımızı ve düşüncelerimizi öğütüyor. Her iklimde yapıyor bunu. Merakın dünyanın dört yanına fırlattığı gözler işlevini yitiriyor. Görmesi gereken hiçbir şeyi göremeyecek artık. Körlüğün yeni bir biçimi. “
“Kehanetin bilgiyi, kumarın ticareti, zannın gerçeği, faizin karı, tahminin haberi gölgelediği bir zamanın çocukları, derinlerindeki cedel tohumunu sulaya büyüte yeni Nostradamuslar fışkırtıyorlar yeryüzüne. İsabet kaydetmeyen oklarının, hedef tahtasında süklüm püklüm durduğuna bakıp iddiacıklarından vazgeçtiklerini sanmayın. Servetlerini eritseler de bilgi kırıntılarını ikbal ağacının altın tohumları gibi vadilerde serpip duruyorlar. “