Can Ağlamiş

Can Ağlamiş
@Can_glms
Lisans
6 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Çok Şükür - Neyzen Tevfik
Deli gönül, neyi özler durursun? Acınacak dostun, cananın mı var? Dünya yansa yorganın yok içinde, Harap olmuş evin, dükkânın mı var?
Alıntı
Can Ağlamiş
open.spotify.com/track/1SQgjDNvl...
Hiçbir Koku Eve Dönüş Kadar Güçlü Değil
Saat beşe doğru hava birden değişir ya… Gökyüzü sarı ile gri arasında sıkışır, güneşin rengi ağırlaşır. Soğuk usulca sokulur havaya, ama keskin değil; insanın yüzünü hafifçe okşayan, “akşam oluyor”
1000Kitap
Can Ağlamiş
Hayat eve dönmekten ibaret işte
Anlamı Olmasa da...
Bu ışıkların altında dururken büyük cümleler kurmak istemiyorum. Hayat, anlam, umut… Hepsi bir ara çok konuşuldu, çok yıprandı. Şimdi daha sessizim. Daha az beklentiliyim. Belki de daha gerçek. Dallar çıplak, hava soğuk. Işıklar ise sanki her şeye rağmen yanmayı seçmiş gibi. Kimse onları izlemese de, kimse fark etmese de. Ben de biraz öyleyim galiba. İçimde eskisi kadar umut yok, bunu inkâr etmiyorum. Ama tamamen karanlık da değil. Sadece daha temkinli bir aydınlık bu. Eskiden bir şeylerin düzeleceğine inanmak kolaydı. Şimdi inanmak yerine bakıyorum. Olduğu hâliyle görüyorum hayatı. Eksik, kırık, bazen güzel ama çoğu zaman yorucu. Yine de buradayım. Kaçmıyorum. Bunu bir erdem gibi anlatmayacağım; sadece bir durum. Bu ışıklar bana mutluluk vaat etmiyor. Ama şunu söylüyor: Her şey geçici. Hüzün de, sevinç de. Bugün böyle uyandım. Daha iyi olacağına dair bir sözüm yok. Daha kötü olacağına dair de. Hayatın benden istediği tek şeyin, onunla aynı anda var olmak olduğunu anladım. Ne fazla anlam yükleyerek ne de ondan kaçmaya çalışarak. Umut az olabilir. Ama burada olmak, bakmak, yürümeye devam etmek yeterli. Dünya anlamlı olmak zorunda değil; ben yine de onun içinde durabilirim.
1000Kitap
Can Ağlamiş isimli okura yanıt verildi
Can Ağlamiş
LaleLale Teşekkür ederim 🙏
Anlamı Olmasa da...
Bu ışıkların altında dururken büyük cümleler kurmak istemiyorum. Hayat, anlam, umut… Hepsi bir ara çok konuşuldu, çok yıprandı. Şimdi daha sessizim. Daha az beklentiliyim. Belki de daha gerçek. Dallar çıplak, hava soğuk. Işıklar ise sanki her şeye rağmen yanmayı seçmiş gibi. Kimse onları izlemese de, kimse fark etmese de. Ben de biraz öyleyim galiba. İçimde eskisi kadar umut yok, bunu inkâr etmiyorum. Ama tamamen karanlık da değil. Sadece daha temkinli bir aydınlık bu. Eskiden bir şeylerin düzeleceğine inanmak kolaydı. Şimdi inanmak yerine bakıyorum. Olduğu hâliyle görüyorum hayatı. Eksik, kırık, bazen güzel ama çoğu zaman yorucu. Yine de buradayım. Kaçmıyorum. Bunu bir erdem gibi anlatmayacağım; sadece bir durum. Bu ışıklar bana mutluluk vaat etmiyor. Ama şunu söylüyor: Her şey geçici. Hüzün de, sevinç de. Bugün böyle uyandım. Daha iyi olacağına dair bir sözüm yok. Daha kötü olacağına dair de. Hayatın benden istediği tek şeyin, onunla aynı anda var olmak olduğunu anladım. Ne fazla anlam yükleyerek ne de ondan kaçmaya çalışarak. Umut az olabilir. Ama burada olmak, bakmak, yürümeye devam etmek yeterli. Dünya anlamlı olmak zorunda değil; ben yine de onun içinde durabilirim.
1000Kitap
Can Ağlamiş
Okuyunca Turgut Uyarın şu şiiri aklıma geldi: "Böyle, hep böyle durmaya geldiğimi sanırdım Dağlara sürerken yeşilliği ilk yaz Çocukların sakalları çıkmaya başlarken Bando mızıkalar çalınırken Her şeyin yapılmasına katılırdım Biraz hüzünlü, biraz şaşkın, biraz şen Her şeyin yapılmasına katıldığımı sanırdım. Sonra gece. Sonra yanlışlığım. Sonra alerji Yani kurdeşen."