Ozanın dediği gibi, Ölüm yaşamımızın iki ucundan tutmakta: Yaşlılık ölüme, çocukluktan daha yakın değildir.
Granada’da bir bebeğin bakımının en zor bölümü, ilk altı aydan birinci yaşının sonuna değin olan süreçtir, derler. Annesinin sütünden kesilen birçok bebek, uzun süre dayanamadan yaşamdan ayrılmıştır. O nedenle çocuklarının giysilerinin içine, nazardan, türlü büyüler ve taşıyanı hastalıklardan ve kem gözlerden koruyan kargacık burgacık gizemli yazılarla yapılan muskalar dikilirdi. Çok özel, “kurttaşı” diye bilinen bir büyü vardı; güçlüydü; yabanıl hayvanın başına konulursa ehlileşeceğine inanılırdı.”…
“Dindar kişiler bu tür uygulamaların dine aykırı olduğuna inanırlardı, fakat eşlerini ya da annelerini buna inandıramadıkları için, kendi çocuklarının da muska taşımasına engel olamıyorlardı.”…
“Beni böyle güçsüz yaratmış olan Ulu Tanrım, bir gün beni güçsüzlüğümden kurtaracak mı?”