… bir insanın, onurun verdiği baskılardan kurtulabildiğinde, ayıbın getirdiği sonsuz yararların tadını çıkarmasının nasıl bir şey olabileceğini düşlemeye koyuldu ve kalbinin bir süre, daha hızlı çarpmasına neden olan ahlaktan yoksun tatlı bir duyguya kapılınca da dehşete düştü.
… hayatının en mutlu yıllarını yaşadığını bazan sezinliyor, ama bu bilgiyi aklının yalnızca bi köşesinde tutuyordu. Mutlu olduğunu düşünürse onu kaybedebilirdi.
İnsan şehirde kalabalık içinde yalnız olabilirdi ve şehri şehir yapan şey de zaten kalabalık içinde insanın kafasındaki tuhaflığı saklayabilme imkanıydı.