Canan

Canan
10/10
·512 syf.·
2025 114. kitabı
Çile benim için sadece bir şiir kitabı değil, tekrar tekrar dönüp okumak istediğim bir eser oldu. Altını çizmek istesem neredeyse bütün sayfalar boyalı olurdu; çünkü her şiiri, her sözü ayrı bir güzellik taşıyor. Necip Fazıl’ın bu kadar güçlü kafiyeleri nasıl kurduğuna hayran kalıyorum. Şiirleri okudukça hem duygularım harekete geçiyor hem de derin düşüncelere dalıyorum. Özellikle Allah ve ölüm üzerine yazdığı şiirler beni en çok etkileyenler oldu. Bu yüzden Çile, benim gözümde okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil, her zaman açıp yeniden bakmak isteyeceğim bir başyapıt.
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202325,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·136 syf.·
2025 45. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar, toplumun aksayan yönlerini hicivle harmanlayarak anlatmadaki ustalığını Hakka Sığındık adlı eserinde de net bir şekilde ortaya koyar. Dönemin acı gerçekleri, yoksulluk ve çaresizlik içinde kıvranan halkın sefaletine karşın, toplumun üst tabakasındaki bireylerin duyarsızlığı bu eserde çarpıcı biçimde işlenmiştir. Romanın merkezinde yer alan Hafız İshak Efendi ve Hacı Ferhat Efendi, etraflarında ölüm kol gezerken; insanlar salgın hastalıklarla, açlıkla ve çaresizlikle baş etmeye çalışırken; gözlerini ve gönüllerini halktan çevirip adeta birer “cam fanusta” yaşamaktadırlar. Bu iki zengin figür, aslında dönemin müreffeh ama vicdanen yoksul kesiminin temsilidir. Ancak her şey, Abdal Veli adını taşıyan manevi bir figürden gelen gizemli bir mektupla değişir. Bu mektup, onların iç dünyalarında büyük bir korku ve panik doğurur; yaşadıkları güvenli dünyanın sarsılmasına neden olur. Bu korku öyle derindir ki sonunda evlerine gerçekten de ölüm girer. Fakat eserin en çarpıcı yanı, bu mektupların aslında Abdal Veli gibi ulvi bir kaynaktan değil, toplumsal hassasiyete sahip bir edebiyatçı olan Nüzhet Ülvi tarafından gönderilmiş olmasıdır. Nüzhet Ülvi’nin amacı, sefaletin pençesindeki üç çocuğa yardım edebilmektir. Bu yardım çabasında, vicdanı körelmiş zenginlerin korkularını kullanmakta bir sakınca görmez. Ancak bu noktada okuyucunun zihninde şu soru belirir: Gerçekten de Nüzhet Ülvi suçlanmalı mıdır? Yazar burada okuyucuyu ikileme sürükler: Bir yanda, dolaylı da olsa bir kandırmaca vardır; öte yanda ise yardıma muhtaç üç çocuğun yaşamı. Bu etik ikilemde, Gürpınar aslında toplumun adaletsizliğini ve vicdanın nasıl bir “araç” haline getirilebileceğini sorgular.
Hakka SığındıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,853 okunma
9/10
·236 syf.·
2025 30. kitabı
Ahmet Mithat Efendi’nin Henüz 17 Yaşında adlı romanı, alışıldık aşk hikâyelerinin dışına çıkan, vicdan ve insanlık ekseninde ilerleyen etkileyici bir eserdir. Romanın ana karakteri Kalyopi, daha 17 yaşında bir genç kızken ailesine maddi destek sağlamak amacıyla genelevde çalışmak zorunda kalır. Onun hikâyesi, dönemin kadınlarının nasıl çaresizlik içinde hayatta kalmaya çalıştığını açık bir şekilde gözler önüne serer. Kalyopi’nin hayatı, bir gece tesadüfen o eve gelen Ahmet Bey ile tanışmasıyla değişmeye başlar. Ahmet Bey, Kalyopi’nin yaşına, saflığına ve bulunduğu yere ait olmayan duruluğuna büyük bir acıma ve koruma hissiyle yaklaşır. Onunla kurduğu ilişki ne tutkulu bir aşk ne de arzulu bir bakış içerir. Bu durum, eseri benzerlerinden ayıran en güçlü yönlerden biridir. Ahmet Bey, genç kıza sadece insan olduğu için değer verir; onu sahiplenmek, hayatını düzene sokmak, onu bu karanlık yerden çekip çıkarmak ister. Onun bu tavrı, aşk temelli klasik Türk romanlarında alışık olduğumuz erkek figürlerinin dışına çıkar. Ahmet Bey’in Kalyopi’yi sevme biçimi, ona duyduğu şefkatten, merhametten ve babacan içgüdülerden doğar. Eserde en dikkat çekici yön, Ahmet Bey’in Kalyopi’ye karşı hiçbir romantik his beslememesidir. Bu durum, kadına yönelik iyi niyetli bir davranışın illa ki aşkla ya da karşılık beklentisiyle açıklanması gerekmediğini gösterir. Onun yaptığı, gerçek anlamda bir insanlık örneğidir. Kalyopi’ye el uzatır, eğitimini destekler, ona güvenli bir hayat sunar ve sonunda onunla evlenerek hem toplum önünde hem de kendi vicdanında bu iyiliği tamamlar. Ancak bu evlilik bile bir aşk evliliğinden ziyade, bir koruma ve kollama kararıdır. Bu yönüyle roman, özellikle kadın karakterin duygularından çok, yaşam mücadelesini ve toplumun ona biçtiği rolleri ele alır. Henüz 17
Henüz 17 YaşındaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,411 okunma
3/10
·467 syf.·
2025 21. kitabı
Her bölümde amin alayı, falaka, elif-ba cüzü ,bevvab , ferğab v.s gibi kavramlar sıkça göreceğimiz ezberleyeceğimiz kavramlar oluyor. Yine evden bir an önce gitsin diye gönderilen çocuklar, eti senin kemiği benim anlayışı..Kitap,hatıralar, yorumlar ve tetkikler diye ayrılmış ancak sadece hatıralar baskın ve konuyla alakasız bir sürü mektepli çocuk ve belge vesikaları da cabası..Onlar da temcid pilavı gibi bütün kitabı kaplıyor. Emek verilip çeşitli kişilerin ilk mektep hezeyanları derlenmiş; çocukluk travmaları ,körü körüne ezbercilik vb. daha bir çok olumsuz durum.Tetkik bölümü var ama açıkçası ortada bir tetkik göremedim. Meb bu kitabı öğretmenine tavsiye etmesi yerine öğrencilerine tavsiye etseydi mesajı daha isabetli olurdu, belki o zaman öğretmenin kıymeti daha iyi anlaşılabilirdi
Bir Eğitim Tasavvuru Olarak Mahalle/Sıbyan Mektepleriİsmail Kara · Dergah Yayınları · 201724 okunma