Canan

Canan
@Cananzz
Alıntı Arşivim
7 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Reklam
İmge-Dil
Zihin imgelerle düşünür ama bir başkasıyla iletişim kurmak için imgeleri düşüncelere, sonra da düşünceleri kelimelere dönüştürmek zorundadır. İmgeden düşünceye, düşünceden dile doğru bu ilerleyiş ihanetlerle doldurur. Kayıplar olur: imgenin zengin, yumuşak dokusu olağanüstü esnekliği ve yoğurulabilirliği, özel nostaljik duygusal renkleri - tümü, imgenin dile tıkıştırılmasıyla kaybolup gider. Büyük sanatçılar imgeyi doğrudan imayla, mecazla, okurda benzer bir imge uyandırmaya yönelik dil ustalıklarıyla aktarmaya çalışırlar. Ama sonunda onlar da yaptıkları iş için kullandıkları araçların yetersizliğini fark ederler. Flaubert' in Madame Bovary'deki yakınmasını dinleyin: Gerçek şu ki ruhun doluluğu bazen dilin mutlak yavanlığı halinde taşabilir, çünkü hiçbirimiz ihtiyaçlarımızın ya da düşüncelerimizin ya da kederlerimizin tam ölçüsünü hiçbir zaman ifade edemeyiz ve insan konuşması, biz yıldızları eritecek bir müzik yapmayı özlerken, ayıların dans etmesi için üzerinde kaba vuruşlarla tempo tuttuğumuz çatlak bir dümbeleğe benzer.
Sayfa 212
Alıntı
"Böyle korkuları olan bir tek sen degilsin, Dave. Belki herkesin aynı teknede olduğunu keşfetmek işi kolaylaştırabilir." "Hayır, kendi teknende yalnızsın. Ölümün en korkunç yanı bu -onu yalnız yapmak zorundasın." Bir başka üye: "Öyle bile olsa, teknende yalnız da olsan, yakınlarda inip çıkan öbür teknelerin ışıklarını görmek her zaman avutucudur."
Sayfa 190
Alıntı