"Ştoltz düşünmüştü ki Oblomov'un uykulu hayatına zeki, sevimli, canlı ve biraz da alaycı bir kız sokmakla karanlık odaya bir lamba koymuş, içini aydınlatmış, ısıtmış, canlandırmış olacaktı. Halbuki Oblomov'un hayatına bir lamba değil, bir havai fişek sokmuştu."