Birçok insan üzgünken ya da birini yitirdiğinde, ayrıldığında farkında olmadan onu teselli ederken sırtını sıvazlarız. Bu sırt sıvazlamanın biyolojik bir sebebi var. Özellikle bir insanın sırtına dokunulduğunda beyninde oksitosin salınımı artar. Oksitosin sakinleştirici bir hormondur ve güvende hissetmemizi sağlar. Annen hayatta ve sağlıklıysa aşk acısına en iyi gelen oksitosin salınımı anneye sarılmaktır.
Aşk şiddetli, sevgi ise süreklidir. Aşk, şehveti ve şefkati aynı kişiye duyabilme becerisidir. Bu çok ilginç bir ironidir, çünkü şehvet yıkıcı, parçalayıcı, delici; şefkat ise kapsayıcı, toparlayıcı, koruyucu bir duygudur.
Günümüzde erkekler, fiziksel olarak üremesi mümkün olmayan kadınları beğeniyor. Çoğu zaman insan açısından en az üretken, sıfır beden yapısı erkeğe çekici geliyor. Tabiatta atalarımızda da durum böyle olsaydı muhtemelen biz bugünleri göremezdik. Osmanlı döneminde yapılan tablolarda gördüğümüz kadınların ölçüleri çok daha farklı; bu da öğrenilmiş güzellik algısının her şeyi etkilediğini ve bütün biyolojik ihtiyaçlarımızın üzerinde bir etkisinin olduğunu gösteriyor.