Spoiller İçerir !!! Spoiller İçerir !!! Spoiller İçerir !!!
"Bir Katille Evlenilir mi?" (Should I Marry a Murderer?), 29 Nisan 2026'da Netflix'te yayınlanan 3 bölümlük gerçek bir suç belgeseli mini dizisidir. Hikaye, adli patolog Caroline Muirhead'in, 2020 yılında Tinder'da tanıştığı İskoç çiftçi Alexander McKellar ile nişanlanması ile başlıyor. Evlilik yolunda ilerleyen çift birbirlerine karşı dürüst olmak için sırlarını açığa vururlar. Ama birinin sırrı o kadar da basit değildir. McKellar 2017 yılında bisiklet sürücüsü Tony Parsons'a kaza ile çarpıp ölümüne sebep olduğunu ve cesedini gömdüğünü itiraf eder. Bu itiraf ile sevdiği adam ile vicdanı arasında kalan Muirhead acaba hangi yolu izleyecektir? McKellar tamamen doğruyu mu söylemektedir ya da sakladığı sırları var mıdır? Röportajlar ve mahkeme görüntüleri ile zenginleşen belgesel izlerken ahlaki değerleri sorgulamanıza sebep olacaktır.
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini
Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm
Sende tattım yemişlerin cümlesini
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin.
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgarla nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi fark edemezsen
Rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme müsterih ol
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Kendinizi hiç işe yaramaz yetersiz hissettiniz mi? Ya da hedefleriniz ulaşılmaz geldi mi size? Benim geldi hatta çoğu zaman gelmeye devam ediyor.Bazen kendimi o kadar yetersiz hissediyorum ki anlatamam. Sanki bir sürü var ve o sürünün içinde en acınası durumda olan benim. Bacağı aksayan
yürümeyi bile beceremeyen benim. Bu beceriksizlik hissinden içim daralıyor. İçimde oluşan elektriklenmeyi durduramayınca gözlerimde şimşekler çakıyor ve sağanak kaçınılmaz hale geliyor. Yoruluyorum ama durduramıyorum kendimi. Ne yetersizlik hissinden kurtulabiliyorum ne de hedeflerimi küçültebiliyorum. Bunu da neden buraya yazdığımı bilmiyorum. Sadece yazmak istedim.