“Hep büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta- yetişkin hiç kimse, yani-benden başka. Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim. Biliyorum, bu çılgın bir şey.”
Bu kitap sürekli okumak istediğim ama bir türlü okumaya fırsat bulamadığım kitaplardan sadece bir tanesiydi. Ders kapsamında da bana bu kitabın çıkması sanırım bir işaretti. Hemen kitabı aldım ve okuma başladım. “Çavdar Tarlasında Çocuklar” adlı roman J. D. Salinger tarafından kaleme alınmış ünlü bir başyapıttır. 1951 yılında basılmış olan bu roman edebiyat dünyasında önemli bir yere sahiptir. Günümüzde de hâlen birçok okur tarafından okunmaya devam eden bu kitap popülerliğini yitirmemiştir. Türkiye’de kitabın tanınması ise 1967'de Adnan Benk’in Fransızcadan yapmış olduğu çeviriyle Gönülçelen adıyla tanınmaktadır. Kitapta Holden isimli bir gencin ergenlik çağındaki yaşadıkları ve çevresiyle olan ilişkisi anlatılmaktadır. Holden, genel itibariyle okulda başarısız olan ve sürekli okuldan atılan bir gençtir. Bütün olaylar da aslında okumuş olduğu Pencey Okulu’ndan atılmasıyla başlıyor. Bu durumu ailesiyle paylaşmıyor çünkü ailesinin ona nasıl tepki vereceğini biliyor. Bundan dolayı Holden New York’a gider ve orada çeşitli insanlarla ilişkiler kurar. Burada ilişki kurduğu insanları sevse de bir süre sonra onları da sahtekâr, yalancı, ikiyüzlü olarak görür. Sürekli çevresindeki insanların sahtekârlığına yönelik