Dışarıda akıp giden bir hayat vardı. Muhtemelen Sait olmadığında da hiçbir eksiklik duymadan olduğu gibi akmaya devam edecekti. Güneş küsmeyecekti Sait'in yokluğuna. Yine her sabah doğacaktı. Denizlerin kuruyacak hali yok. Çocuklar büyümekten vazgeçecek değiller. Avcılar her yar bıldırcın avlamaya devam edecekler burada. Faytonlar tepelerden hızla kayacak, atların nal sesleri çınlayacak yerde. Akşamları meyhaneler dolup taşacak. Vapurlar insanlar taşıyacak iskeleye, martılar bağıracak çığlık çığlığa, Heybeliada hep yerinde duracak, Sakız Adası da öyle... Bir Sait varmış, bir Sait yokmuş demeyecek hayat.