Ben kişizade,
Her türlü dertten topyekun azade
Hani şu ekmeği elden suyu gölden.
Durup dururken yorulan,
Kibrit çöpü gibi kırılan,
Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan,
Artık otlar, göstermelik atlar gibi bedava yaşayan...
Aslında o dağlarda geçen aylar hepsinin ruhunu kabalaştırmış ve onları insan zayıflıklarina karşı dayanıklı kılmıştı. Sıkı bir ayakkabının ilk birkaç gün yaralar açtığı bir ayağın giderek buna alışıp nasır bağlayarak hiçbirşey hissetmemesi gibi, askerler de kalın, kaba, aldırmaz ve sert bir hayata uyum sağlamışlardı.
Metanoya, kendinin ötesine geçmek, kendini aşmak, kendi olmaktan çıkmak gibi bir anlam içeriyordu. Herkes hayatının bir döneminde kendi metanoyasina ulaşmalıydı.