Ben kişizade,
Her türlü dertten topyekun azade
Hani şu ekmeği elden suyu gölden.
Durup dururken yorulan,
Kibrit çöpü gibi kırılan,
Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan,
Artık otlar, göstermelik atlar gibi bedava yaşayan...
Sen benim ateşimin ışığı değil misin? Anlayışımın ikiz ruhu sende değil mi? Her şeyi beraber görüp, öğrendik; birbirimize ve birbirimizin üstüne yükselmeyi ve lekesiz gülümsemeyi beraber öğrendik. Aramıza zorlama, hedef ve suç bir yağmur gibi damladığı zaman, parlak gözlerle kilometrelerce uzaktan bulutsuz derinliklere gülümsemeyi beraber öğrendik. Ben yalnız dolaşsaydım; ruhum geceleri ve sarp yollardan bana neyin açıldığını nasıl duyardı? Dağlara tırmanırken, sen dağlarda olmasaydın, ben kimi arardım?