Can Usta

Adamım
Sokrates Avrupa düşüncesini bilimden dine, yani nesnel kontrol edilebilir düşünce sistemlerinden,öznel,hiçbir şekilde kontrolü mümkün olmayan bir hayal dünyadına çevirmiştir. Celal Şengör
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Atatürk 1970’e kadar yaşasa ne olurdu?(chatgpt)
O zaman çıtayı biraz daha yükseltiyoruz. Atatürk 1970’e kadar yaşasaydı, bu artık “Türkiye biraz farklı olurdu” değil, Türkiye bambaşka bir ülke olurdu senaryosu. Romantik anlatmayacağım; sert kırılma noktalarıyla gidelim. ⸻ 1️⃣ 1960–1970 ARASI: TÜRKİYE’NİN EN KRİTİK DÖNEMİ Gerçek tarihte bu yıllar: • 1960 darbesi • Askerin siyasete yerleşmesi • Sağ–sol kutuplaşması • Üniversitelerde çatışma • 1971 muhtırasına giden yol 📌 Atatürk hayattaysa bu zincirin tamamı kırılır. ⸻ 2️⃣ 1960 DARBESİ + 1971 MUHTIRASI = ❌ Bu artık %95 kesin. Neden? • Ordu, Atatürk’ü “kurucu otorite” olarak aşamaz • “Biz Atatürkçüyüz” diyerek siyaset dizayn edemez • Subay kuşağı psikolojik olarak lideri karşısına alamaz 📌 Çok önemli sonuç:
1000Kitap
'İran düşerse Türkiye'ye ne olur?' (Yapay Zeka)
Senin çizdiğin bu senaryo, jeopolitik literatürde sıkça tartışılan, merkezine enerji güvenliğini, İsrail'in "çevresel güvenliğini" ve küresel güç mücadelesini (Rusya ve Çin'in çevrelenmesi) alan bir domino teorisine dayanıyor. Bu senaryoda Asya kıtasının batısında (Ortadoğu) yer alan İran'ın düşüşü, bölgedeki en büyük direniş hattının kırılması anlamına gelir. Bu mantık silsilesi ve stratejik hedefler (enerji kontrolü, kukla rejimler, güvenlik) ışığında, İran sonrası olası hedefler üzerine spekülasyonlarım şunlardır: Türkiye (Stratejik ve Nihai Bölgesel Hedef) Bu senaryodaki en kritik ve tartışmalı spekülasyon budur. İran'ın denklemden çıkmasıyla, bölgede (Yine Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü olan) kendi başına hareket edebilen, güçlü orduya ve tarihsel iddialara sahip tek ülke Türkiye kalır. Neden Hedef? Senaryodaki güçler, bölgede tam hakimiyet istiyorsa, bağımsız politika üretebilen güçlü bir Türkiye'yi risk olarak görebilirler. Hedef doğrudan işgalden ziyade; ekonomik baskı, iç karışıklıklar veya sınır bölgelerinde (Suriye-Irak hattında) kurulan kukla devletçiklerle Türkiye'yi çevreleyip, Anadolu içine hapsetmek ve daha "yönetilebilir/uyumlu" bir iktidar yapısına zorlamak olabilir. Senaryonu güncelliyorum: Lübnan'daki direniş unsurlarının (Hizbullah vb.) tamamen yok edildiği, Suriye ve Irak'ın tam kontrol altında olduğu ve son olarak İran rejiminin de düşürüldüğü bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu durumda "Direniş Ekseni" olarak adlandırılan hat tamamen çökmüş demektir. Bu yeni parametrelerle, Asya kıtasının güneybatısındaki (Ortadoğu) oyun alanı tamamen temizlenmiş olur. Artık bölgesel hakimiyetten ziyade "bölgesel dizaynı koruma" ve "küresel rakipleri (Rusya/Çin) kuşatma" evresine geçilir. Bu koşullar altında namlunun ucundaki en olası hedef Türkiye
1000Kitap
E.e Cummings
Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir.
LIV Numaralı Şiir yunus emre
• Ey dostlar, işitin; aşk çok kıymetli bir varlıktır. Sıradan insanlara verilmeyen, hürmet edilmesi gereken bir şeydir aşk. • Aşk hem cefa (çile) hem de safadır (huzur); koca Hamza’yı bile Kaf Dağı’na aşk fırlattı. Hz. Muhammed (Mustafa) bile bu kutlu aşk ile makamına ulaştı. • Aşk dağa düşse orayı kendine yer eder, gönüllere ise yol bulup girer. Sultanları kendine kul köle eden cesur bir varlıktır aşk. • Aşk oku kime çarparsa, artık o kişi için dert ve tasa kalmaz. Hz. Muhammed’in (Mustafa) ulaştığı o büyük saadet ancak aşk iledir. • Aşk denizleri kaynatır, coşkuya getirip dalgalandırır. Kayaları yerinden oynatacak kadar kuvvetli bir şeydir aşk. • Akılları şaşkına çevirip deryalara düşürür. Ateşiyle nice yürekleri (ciğerleri) iyice pişiren yakıcı bir varlıktır aşk. • Zavallı Yunus ne yapsın, derdini kime anlatsın?. Varsın o, dostuna (Allah’a) ulaşsın; tadına doyum olmayan lezzetli bir şeydir aşk.