Can Usta

Can Usta

, bir kitabı okumaya başladı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tarih hiç değişmiyor. Liyakata önem veren Cengiz’in zaferi alması
Temuçin-Camuka-Tuğrul arasındaki üçlü rekabetin ilk kez boy kavgasından çıkıp çok daha ciddi bir şeye, Moğol iç savaşına dönüşmesi tehlikesi doğmuştu. Bu koalisyonun ikinci önemli yönü, geleneksel oligarşinin son çabası olmasıydı; bu bakımdan biraz ileri gitmek göze alınırsa- bunun aynı zamanda bir çeşit sınıf kavgası olduğu da düşünülebilir. Camuka'yı seçenlerin tümü, eski değerleri, eski ayrıcalıkları, eski hiyerarşileri ve eski yaşam biçimini savunanlardı. Ergune Nehri'nde buluşanlar sadakate ve "doğal" bir hükümdara inanıyorlardı. Liyakate bağlı sadakate, daha çok özgürlüğe ve kişisel çıkarların önemine inananlarsa Temuçin'in yanındaydılar. Bu savaşçıların çoğu, kendi boylarında ya da ailelerinde yaşlıların veya boy reislerinin kendilerine karşı tavrına içerlemiş, düş kırıklığına uğramış gençlerdi. Tarihin akışı açıkça Temuçin'den yanaydı; çünkü eski boy düzeni çözülüyordu ve bir tarafta sadakat geleneği, diğer yanda liyakat fikri olduğunda, ikincinin kazanacağı açıktı.
Sayfa 48
Ben de mi moğolum acaba :)
…alkolizm ciddi bir soruna dönüştü. Ancak Cengiz Han bile bu konu da pek bir şey yapamadı, çünkü çok miktarda içki tüketmek, Moğol kültürüne derinlemesine ve bütünüyle işlemiş durumdaydı. Ayyaşlık, gurur duyulan bir şey, erkekliğin nihai belirtisi olarak görülüyordu. Ayyaşlar ilk birkaç turlarını içtikten sonra kusar, yeniden içki âlemine otururlardı.
Sayfa 16
Moğol devesi
Baktriya devesinin üstünlükleri çeşitliydi. 20 ila 40 yıl arasında yaşıyordu. 145-170 kilo yük kaldırabilirdi. Biraz otlayabilirse, otuz gün su içmeden gidebilir ve deniz suyundan tuzlu suları bile içebilirdi. Öte yandan, temiz su varsa, bir oturuşta 57 litresini tüketebiliyordu. Aynı zamanda iyi bir yüzücüydü. Sütünden deve kımızı yapılıyordu ve tüyü de Moğol dokumasında kullanılıyordu. Baktriya devesi, saatte yüksüz 6,5, yüklü 4 ila 5,5 kilometre yol alır, 135 kilo yükle günde 48 kilometre gidebilirdi.55 Yine de, bu "harika hayvanın" bazı kısıtlamaları vardı. Gündüzcü bir hayvandı ve askeri seferlerde bazen gece yolculukları kaçınılmaz oluyordu. Otlarken uzaklaşma eğilimi vardı, bu yüzden güdülmesi koyun ve keçiden daha zahmetliydi. Günde sekiz saat otlaması gerekiyordu. Çölde yalnız kalmaktan nefret ediyordu ve böyle bir durumda kaldığında düşüp ölünceye dek geziniyordu. Kışın buzda kayması, ölmesi demekti, çünkü yeniden ayağa kalkamıyordu. Çok işe yarayan dışkısı yoğun, kekremsi bir duman salıyor ve ateş başında Moğol sürücülerin gözlerini sulandırıyordu.
Sayfa 9
Moğollar’ın Abbasi Halifesini düşürdüğü durum
Bütün bunlar olurken, Hülagü soylu ailelerden 700 kişinin başını vurdurdu. Mustasım'ı bir süre belirsizliğin ıstırabı içinde bekletti. Önce halifeyi aç bıraktı sonra huzuruna getirtti. Aç adam yemek istediği zaman da ona bir külçe altın uzattı ve "Bunu ye" dedi. Halife, Kral Midas'ın ağlamaklı halini andıran bir tavırla "Altın yenmez" dedi. "Madem böyleydi" dedi Hülagü, "bana baştan neden altın göndermedin? Öyle yapmış olsaydın, sarayında huzur içinde yiyip içiyor olacaktın."