"... "Biz dövüşmeyiz. Bıçaklarla, tüfeklerle. Fakat bir şeyin yapılması veya yapılmaması gerektiğine karar verirsek çok inatçı oluruz. Ve böyle bir inatçılık, başka inatçılıklarla bir araya gelirse bir çeşit savaşa dönüşebilir; düşüncelerin mücadelesi, insanın kazanabileceği tek savaş... "
"... Çünkü her şeyi erkekler yönetiyordu. Her şeyi kendilerine göre yapıyorlardı. Ve yaşlı kadınların hepsi de onların tarafındaydı. Bu yüzden de bir kız Şehir'in sokaklarında tek başına yürüyemezdi çünkü sarhoş bir işçi şerefini zedele-yebilirdi ve, ya adam, bu olaydan sonra hapse atılırsa veya kulakları kesilirse? Ne faydası olurdu ya! Kızın itibarı iki paralık olurdu. Çünkü bir kızın itibarı demek, erkeklerin onun hakkında düşündükleri demekti. Erkekler her şeyi düşünürdü, her şeyi yapardı, her şeyi yönetirdi, her şeyi meydana getirirdi, yasaları yapar, yasaları bozar, yasaları bozanları cezalandırırdı; ve kadınlara hiç yer kalmazdı, kadınlar için bir Şehir yoktu. Hiçbir yer, tek başlarına kaldıkları kendi odalarından başka hiçbir yer."
"... İnsanlar, ciddi oldukları zamanlar, çıkarlarına uyan şeyler söylerdi; ciddi olmadıkları zaman da hiçbir anlamı olmayan konuşmalar yapardı. Kızlara konuşurken, hemen hemen hiç ciddi olmazlardı. Saf ruhları kabalaşıp kirlenmesin diye çirkin gerçekler kızlardan saklanmalıydı... "