Zavallı bellek!.. Günden güne yok olduğunu hissettiğimiz şu vücut denen toprak yığınının üzerinde hiç durmaksızın yaşamaya çalışır durur. Bir hüznü andıran bakışı yıllarca saklar. Bir sözü, bir gülümsemeyi yıllarca saklar.
Bu ölümlü yolda, sonsuz olmaya layık ne kadar an ve saniye vardır. Gökte büyülü renkler, yerde bir sabah çığırı, çiçeklerden bir gerdek odası, kuşların uyumuyla alkışlanan ilk aşıkça öpücük sonsuz olmaya layık değil midir?