Mir’ât-ı Rûh
İz bırakan yarayla gezen insan
Biz birbirimizi tanırız uzaktan
Aynı yollar farklı zamanlarda olsa
Tanırız, belleriz, “Tamam işte, o benden,” deriz.
İşte ruhların varoluş senfonisi
Konuşmaya gerek yok, bakışta duyarız
Duyarız, Mir’ât-ı Rûh’un sesini
Seni, beni; bende seni, sende beni duyarız
İşitiriz,
Dinleriz,
Bir kelime düşer sessizliğin içine,
Zamansız, tarifsiz bir biçimde.
Ve o an anlarsın:
Bazı insanlar cümle değil,
Bir gazel yankısı gibidir.
Eksik sanırsın kendi benliğini,
Meğer onunla tamamlanan bir izmişsindir.
İki ruh, bir aynada,
Ömür boyu yan yana...