Bazı kitaplar bir sonu olmaksızın sizinledir ya, bu kitap da benim için yoldaşlardan biri hâline geldi diyebilirim. İnsanlığın unutmaya alışkın olduğumuz iç yüzünü, günlük yaşamımıza normal olarak entegre edilmiş pek çok ayrımı ve ayrılığı okurun yüzüne adeta vuran bir kitaptı.
Birbirinden taban tabana farklı ancak bir o kadar da aynı olduğunu fark ettiğiniz pek çok öğrencinin nasıl bir hayatı kucaklamak zorunda bırakıldığını, sanki onların bir sırdaşıymışçasına okuyorsunuz. İşin en güzel ve bir o kadar da üzücü olan yanı ise tüm okuduklarınızın gerçekten o kişilerin kaleminden yazılmış olması.
Ekranlarda "Bunlar filmde olur." diyeceğiniz o kadar çok olay, esasında dünyanın bir yerlerinde bizzat birileri tarafından zaten yaşanmış ve bu kitap da bunu gözünüze sokmaktan sakınmıyor. (Bu arada kitabın filmi de çekilmiş hatta bizzat kitapta yer alan karakterlerimiz tarafından çekim süreci takip edilmiş.)
Hem kitap hem de film özelinde (tüm II. Dünya Savaşına doğrudan ya da dolaylı olarak değinen diğer tüm eserlerde olduğu gibi) "Yahudi güzellemesi" yapıldığı düşüncesinde olanlar da epey fazla. Ancak okuyup izlediğiniz şeylere körü körüne bağlanmak yerine ihtiyacımız olanı almak da bizim elimizde. Nihayetinde insanın içinde olduğu hiçbir şeyin objektif olmadığını kabul etmek gerekiyor.
Okumayı düşünenlere mutlaka öneririm. İyi okumalar dilerim.