Gerçek mutluluk daha ziyade coşkulu, taşkın, bol, anlamsız olandır, yani zorunlu olandan luksasyondur. Fazlalık ya da gereksiz olandır hayatı her tür zorlamadan kurtaran. Zorlamanın yokluğu ya da tasasızlık eğlencenin de öğelerinden biri, hatta eğlencinin ütopyasıdır.
Nietzsche lüksü temel ve doğal bir şey düzeyine yükseltir: "Lüks – lüks eğilimi insanın derinlerinde yatar: Fazla ve ölçüsüz olanın, ruhunun içinde yüzmekten en hoşlandığı su olduğunu açığa vurur." İnsanın ruhu zorluk ya da aciliyetin söz konusu olduğu durumlarda serpilmez.
Tamamen insani ve bedeni açlık ve susuzluk gibi basit, temel ihtiyaçlar" gerçekte tümüyle hayvanidir. Öz insani ihtiyaçlar hiçbir zaman basit ya da sade değil, daha ziyade doğadışı bir "ihtiyaçsız ihtiyaçtır. Zevkin yoğunlaşması doğasızlaşma'nın sonucudur. Salt doğal ihtiyacın tatminiyse rahatlamadan öteye gitmez.
Çiçeğin görünüşünden mutluluk duyabilmek için... dallar, yapraklar arasından zorlanarak geçmek"de kültür değildir. Buna karşılık çiçekten kokuyu soyutlamak, yani doğal olandan özellikle bir şeyi soyutlamak kültürel bir başarıdır.